Poesque space as a fear factor in Kazuo İshiguro's when we were orphans and never let me go


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: HASAN SERKAN DEMİR

Danışman: NİLSEN GÖKÇEN ULUK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Edebiyatın bir parçası olarak mekân istenen duyguları uyandırmada çok önemli bir rol oynar çünkü mekân sadece içerisinde bulunanların taşıyıcısı değil öznel bir gerçekliktir. Mekânın anlamı ona anlam veren kişiden kişiye göre değişebilir. Poe'da bu anlamı anlatıcı oluşturur; onun en önemli aracı ise öyküsüdür. Gotik roman muhtemelen mekânın ruh halini ve duyguyu yaratmak için kullanıldığı en tipik örnektir. Gotik karanlık ve bilinmeyen gibi ögeleri kullanarak korkunç bir atmosfer yaratmaya çalışır. Bir gotik yazarı olarak Edgar Allan Poe'nun gotik atmosferi etkisini büyük oranda anlatıcının mekânı algılaması ve anlamlandırmasına borçludur. Poe'nun mekânları anlatıcının aklından yansırken tekinsiz bir biçimde her yerde yankılanır. Poe anlatıcısının hayal gücünü ustaca manipüle ederken okurunu da bu korkunç mekâna çekmeyi başarır. Günümüz yazarlarından Kazuo Ishiguro romanlarındaki mekân anlayışı açısından Poe ile benzerlik göstermektedir. Tekinsizlik ve ikilikler hem Ishiguro hem de Poe için çok önemli bir ögedir. İki yazar da bu ögeleri gerçeğin sınırlarını belirsizleştirmek için kullanırlar. Gerçeğin sınırlarının tehdit edilmesi, alışılmış tanımlardan şüphe etmeyi de arkasından getirir. Bunun yanında, hikâyeler hem Poe'nun hem Ishiguro'nun mekânlarını oluşturmalarında önemli rol oynar.