Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NEYRAN ÖZCAN
Danışman: MUSTAFA OKTAY TARHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hiperkalsemi önemli bir elektrolit bozukluğudur ve altta yatan bir hastalığın ilk bulgusu olarak görülebilir. Ayırıcı tanıda pek çok hastalık olmakla birlikte en sık görülen nedenler hastaların %80-90'ını oluşturan primer hiperparatiroidi ve malignitedir. Bu çalışmanın amacı, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ndeki hiperkalsemi saptanan hastaların, hiperkalsemi derecesine göre gruplandırılarak; semptom, tanısal yaklaşım, elde edilen tanı, verilen tedavi ve sağ kalım verilerinin incelenmesi, hastaneye özgü verilerin oluşturulması, elde edilen verilerin literatürdeki bilgiler ile karşılaştırılması, farkındalığın değerlendirilmesi ve arttırılmasıdır. Hastalar ve Yöntem: Temmuz 2014- Haziran 2017 tarihleri arasında 18 yaş ve üzeri, total kalsiyum düzeyi 10,5mg/dl ve üzeri olan hastalardan, düzeltilmiş kalsiyumu 11mg/dl ve üzerinde olan hastalar çalışmaya dahil edilmiş ve verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: 516 hasta hiperkalsemi nedeniyle tetkik edilmiş ve bunların %35,9'u (n:185) primer hiperparatiroidi, %33,9'u (n:175) malignite ilişkili hiperkalsemi, %12,8'i (n:66) ilaç ilişkili hiperkalsemi olarak değerlendirilmiştir. Primer hiperparatiroidide kadın hasta, malignite ilişkili hiperkalsemide erkek hasta sıklığı anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. (p<0,001) PHPT'li hastalarda kalsiyum ortalaması±SS:11,8±0,8mg/dl iken, malignite ilişkili hiperkalsemili hastalarda bu değer 13,6±1,7mg/dl ile daha yüksek bulunmuştur. Primer hiperparatiroidili hastalardan %50,3'üne (n:93) paratiroidektomi yapılmıştır ve bunların %89,7'sinde tek adenom saptanmıştır. Malignite ilişkili hiperkalsemili hastalarda en sık, hastaların %27,4'ünde (n:48) görülen tanı multiple myelomdur. İkinci sırada hastaların %18,9'unda (n:33) görülen akciğer kanseri, üçüncü sırada ise %9,1'inde (n:16) görülen meme kanseri bulunmaktadır. Solid tümörlerde hastaların en sık %22,6'sında (n:37) skuamoz hücreli karsinom, %18,9'unda (n:31) adenokarsinom görülmektedir. Mortalite ile hiperkalsemi şiddeti, malignite ilişkili hiperkalsemi varlığı, hemodiyaliz tedavisi uygulanması arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. (sırasıyla p<0,001 p<0,001 p=0,027) Sonuç: Bir hastanın biyokimya sonucunda hiperkalsemi saptanması durumunda, altta yatabilecek hastalıklar açısından klinik ipuçları değerlendirilmeli, hastanemizde diğer merkezlere oranla daha sık olan ilaç ilişkili hiperkalsemi açısından hastaların tedavileri gözden geçirilmelidir. Hiperkalsemisi ölçüm tekrarlanarak teyit edilen tüm hastalarda, en sık görülen neden olan paratiroid hormon ilişkili hiperkalseminin ayırt edilmesi için, altta yatan bir malignite olsa dahi paratiroid hormon düzeyi mutlaka görülmelidir. Bu çalışma doğrultusunda, hastanemizde, asemptomatik veya hafif semptomları olan, hafif-orta şiddette hiperkalsemili hastalarda ve 50 yaş üzerindeki kadın hasta grubunda primer hiperparatiroidi ön planda düşünülmeli, şiddetli hiperkalsemi, ciddi semptomları olan, 50 yaş üzeri erkek hastalarda ise malignite ilişkili hiperkalsemi öncelikli olarak değerlendirilmelidir, bu ön tanı ile tetkik edilen hastalarda, semptom ve bulgulara göre değerlendirme yapılırken, multiple myelom, akciğer ve meme kanseri ilk aşamada ekarte edilmesi gereken malignitelerdir. Ayrıca hastalarda malignite, hiperparatiroidi ve ilaç kullanımı gibi, birden fazla nedenin bir arada olabileceği de unutulmamalıdır.