Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Parazitoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZELİHA GÜLTER YALÇIN
Danışman: ÜMİT AKSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dientamoeba fragilis, çeşitli gastrointestial rahatsızlıklara neden olabilen, tanısının ise oldukça güç konabildiği bir kalın barsak protozoonudur. Bu tezde ülkemizde tanı yöntemi henüz standardize edilmemiş olan bu parazitin kalıcı boyama ve PCR yöntemleri ile tanısının yapılması, bu iki yöntemin karşılaştırılması, parazitin görülme sıklığı üzerine immun sistem etkisinin araştırılması, ayrıca parazitin genotip profilinin belirlenmesi hedeflenilmiştirDoksan immun yetmezlikli ve 202 immun yetmezliği olmayan, diyareli hastanın gaita örnekleri demir hematoksilen boyama yöntemi ve PCR ile incelenmiştir. Genotip profili için RFLP yöntemi uygulanmış, ayrıca 18 pozitif örneğe sekans analizi yaptırılmış, sonuçları değerlendirilmiştir.İmmun yetmezliği olan grupta demir hematoksilen boyama yöntemi ile iki (%2.2) olguda, PCR ile dört olguda (%4.4) D. fragilis pozitif saptanmıştır. İmmun sistemi sağlam olanlarda boyama yöntemi ile %22.8 (46/202), PCR yöntemiyle %24.3 (49/202) sıklıkta D. fragilis saptanmıştır. Tüm olgular arasında D. fragilis pozitifliği demir hematoksilen boyama ile %16.4 (48/292) olup, PCR ile %18.2 (53/292) bulunmuştur. Testler arasında tutarlılık iyi derecede bulunmuştur (Kappa=0.77, p=0.000). Diyare ile aralıklı kabızlık, gaz, dispeptik şikayetler, perianal kaşıntı, ürtikeryal kaşıntı şikayeti ve periferal eozinofili bulgusu olanlarda D. fragilis anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Onsekiz PCR ürününün sekans analizi yaptırılmış, İzmir 1, İzmir 2 ve İzmir 3 olarak adlandırılan örneklerden İzmir 1 ve 3 Genotip 1 grubunda, İzmir 2 ise Genotip 2 grubunda değerlendirilmiştir.D. fragilis uygun tanı yöntemleri kullanıldığında, en sık görülen parazitler arasındadır. Nonspesifik gastrointestinal semptomlara sebep olması, tanısına önem verilmesi gerektiğini göstermiştir. Fiksatifli örneklerin boyanarak incelenmesi hatta kronik diyareli ve immun yetmezlikli hastalarda PCR yönteminin kullanılması gerçek parazit sıklığına ve parazit hakkında açığa çıkmamış bilgilere ulaşılmasını sağlayacaktır.