Anti-kanser tek domainli antikor takımlarının geliştirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü, Genomik ve Moleküler Biyoteknoloji Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: NAZLI EDA ESKİER

Danışman: GÖKHAN KARAKÜLAH

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çoğu antikor terapötikleri tam boy Immunoglobülin G (IgG) formatına dayanırken, son on yılda antikor parçacıkları, daha küçük boyutları, daha iyi doku penetrasyonu, artırılmış bağlanma gücü ve stabilitesi, geliştirilmiş hedef spesifikliği ve kolay mühendisliği nedeniyle dikkat çekmektedir. Değişken ağır zincir (VH), en küçük işlevsel antikor parçacığıdır. İnsanlarda VH, değişken hafif zincir (VL) olmadan var olmazken, Camelidae türleri doğal olarak bu tür antikorlara sahiptir. VL'nin insan IgG yapısından çıkarılması, VH-VL ara yüzünde hidrofobik rezidülerin açığa çıkmasına ve istenmeyen biyofiziksel özelliklere yol açar. Devegillerin VH özelliklerinden yararlanarak kamelizasyon yaklaşımıyla, geleneksel IgG'yi, iyileştirilmiş özelliklere sahip tek alan antikorlara (sdAb) dönüştürmek mümkün olabilir. Amaçlarımız, antikor mühendisliğiyle devegil VH'sine (VHH) dayalı olarak anti-Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü (VEGF) ticari IgG'si olan Bevacizumab (Avastin®) antikorunu, çerçeve-2 (FW-2) rezidülerini ve çerçeve-3 (FW-3) insanlaştırma yaklaşımlarını kullanarak mühendislik yapmak ve elde edilen sdAb'lerin fiziko-biyokimyasal özelliklerini belirlemektir. Agregasyon eğilimli FW-2 rezidüleri, kamelization yaklaşımlarıyla karşılık gelen devegil rezidülerine dönüştürülmüştür. Ek olarak, fare kökenli rezidüler nedeniyle olası immünojenisite sorunlarını ortadan kaldırmak için FW-3 rezidüleri humanisasyon yoluyla değiştirilmiştir. Rekombinant protein üretimi, özgün oto-indüksiyon koşulları altında bakterilerde gerçekleştirilmiştir. Anti-VEGF sdAb'ler, afinite kromatografisi ile saflaştırılmış ve in vivo ve in vitro olarak karakterize edilmiştir. Kamelization ve humanisasyona dayalı mutasyonlar, verimlilik, stabilite ve kümeleşme/aggregasyon açısından daha iyi biyofiziksel özellikler göstermiştir. İlginç bir şekilde, antikor mühendisliği uygulanan sdAb'lerinin afinitesi de önemli ölçüde artmıştır. Bu çalışma, insanlaştırılmış bir antikorun sdAb formatının mühendislik yaklaşımlarıyla başarıyla oluşturulabileceğini ve yeni nesil terapötikler/diyagnostikler olarak kullanılabileceğini göstermektedir.