Çocuğu yoğun bakım ünitesinde yatan annelerin depresyon, anksiyete stres düzeyleri, stresle baş etme durumları, spiritüel iyilik halleri ve cinsel yaşam kaliteleri arasındaki ilişki
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYSEL ERTÜRK
Danışman: DİLEK BİLGİÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, çocuğu yoğun bakım ünitesinde yatan annelerin depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri, stresle baş etme durumları, spiritüel iyilik halleri ve cinsel yaşam kaliteleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Aralık 2024-Nisan 2025 tarihleri arasında İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesinde çocuğu yatmakta olan 256 anne ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri " Anne ve Çocuğa Ait Tanıtıcı Özellikler Bilgi Formu", "Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği-21 (DASÖ-21)", "Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ)", Spiritüel İyi Oluş Ölçeği (SİÖO)" ve "Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kadın (CYKÖ-K)" ile toplanmıştır. Annelerin depresyon, anksiyete ve stres puanları sırasıyla 8,145,57, 6,934,55 ve 6,984,61'dır. Annelerin stresle başa çıkma tarzlarından en fazla kendine güvenli yaklaşım (2,29±0,56), iyimser yaklaşım (2,02±0,58) en az çaresiz/kendini suçlayıcı yaklaşımı (1,53±0,63) kullanmışlardır. Annelerin spiritüel iyilik hali puan ortalaması 124,5±15,15'dır. Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği puan ortalaması 77,15±21,33'dır. Spearman korelasyon analizleri sonucunda depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri ile etkili stresle başa çıkma tarzları, spiritüel iyilik hali ve cinsel yaşam kalitesi arasında negatif; çaresiz/kendini suçlayıcı başa çıkma tarzı ile pozitif yönlü anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Etkili stresle başa çıkma tarzları spiritüel iyilik hali ve cinsel yaşam kalitesi ile pozitif ilişkiliyken, çaresiz/kendini suçlayıcı yaklaşım bu değişkenlerle negatif ilişkili bulunmuştur. Cinsel yaşam kalitesinin spiritüel iyilik hali, doğayla uyum ve anomi ile pozitif yönde anlamlı ilişkiler gösterdiği belirlenmiştir (p<0,05). Anneler orta düzey depresyon ve anksiyeteye düşük düzey strese sahiptir. Stresle baş etmede en sık kendine güvenli ve iyimser yaklaşım kullanmaktadırlar. İyi düzeyde spiritüel iyilik haline ve cinsel yaşam kalitesine sahiptirler. Sonuç olarak, yoğun bakımda çocuğu yatan annelerde artan depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin spiritüel iyilik hali ve cinsel yaşam kalitesini olumsuz etkilediği; olumlu stresle başa çıkma tarzlarının ise bu değişkenlerle koruyucu yönde ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, yoğun bakım sürecinde annelere yönelik psikolojik ve spiritüel destekleyici girişimlerin planlanmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.