Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: GÜLBİN ERDEN
Danışman: AYŞE FİLİBELİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez kapsamında, biyolojik çamurların anaerobik çürüme performanslarının geliştirilmesi, stabilizasyon derecesinin ve biyogaz oluşumunun arttırılmasına yönelik olarak oksidasyon tekniklerinin çamur dezentegrasyonu amacıyla kullanılabilirliği yapılan deneysel çalışmalar ile araştırılmıştır. Biyolojik çamur örnekleri anerobik çürüme öncesinde Fenton prosesi, ozon oksidasyonu ve ultrasonik arıtma işlemlerine tabi tutulmuştur. Biyolojik çamur, İzmir'de bulunan nutrient giderimi gerçekleştiren bir uzun havalandırmalı aktif çamur sistemi içeren bir evsel atıksu arıtma tesisinden temin edilmiştir.Çalışmanın ilk bölümünde deneyler, uygulanan oksidasyon proseslerinin koşullarının çamur dezentegrasyonu için optimizasyonuna yönelik olarak yürütülmüştür. Dezentegrasyon amacıyla uygulanan yöntemler çamur içerisindeki hücrelerin parçalanmasına olanak sağlayarak çamurların biyolojik olarak parçalanabilirliğini arttırmıştır. Yöntemler içerisinde en yüksek dezentegrasyon derecesi ultrasonik arıtma uygulaması ile elde edilmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde, laboratuvar ölçekli reaktörler kullanılarak çamur çürüme çalışmaları yürütülmüştür. Reaktörler kesikli ve yarı kesikli olarak işletilmiştir. Reaktörler mezofilik sıcaklık koşulunda otuz gün süre ile işletilmiş; çamur çürüme performansları laboratuvar ortamında yürütülen deneyler ile tayin edilmiştir. Deneysel çalışma sonuçları, dezentegre edilmiş çamurla beslenen reaktörlerde daha fazla organik madde indirgenmesi ve daha fazla biyogaz oluşumu olduğunu göstermiştir. Uygulanan tüm dezentegrasyon yöntemleri çamurların anaerobik parçalanabilirliği üzerinde olumlu bir etki göstermiştir. Uygulanan üç yöntem çamur çürüme performansı açısından karşılaştırıldığında ozon oksidasyonu ve ultrasonik arıtma uygulamaları çok yakın sonuçlar vermiş olmakla birlikte ultrasonik dezentegrasyon uygulaması metan gazı oluşumları dikkate alındığında daha etkili olmuştur. Fenton prosesi diğer iki yönteme kıyasla metan gazı oluşumu açısından daha düşük verim sağlamıştır. İşletim türüne bağlı olarak yapılan değerlendirmede kesikli olarak işletilen sistemlerin yarı kesikli olarak işletilen sistemlere göre çok daha düşük bir çürüme performansına sahip olduğunu söylemek mümkündür. Diğer yandan, dezentegrasyon yöntemleri anaerobik yöntemle çürütülmüş çamurların su verme özellikleri üzerinde bir etki göstermemiştir.