Günümüz moda fotoğrafçılığının sinematografik üretime etkileri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sinema Televizyon Ana Sanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: LEVENT BERBER

Danışman: RAGIP TARANÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Toplumsal bir olgu olan moda, sosyolojinin önemli araştırma konularından biri olarak pek çok kuramcı tarafından ele alınarak incelenmiştir. Toplumsal sınıf farkına dayalı kapitalist sistemdeki üst sınıfı 'aylak sınıf' olarak tanımlayan Veblen, modayı bu sınıfın giysiye yönelik aşırı tüketimine ve gösterişsel israfına dayalı bir olgu olarak tartışır. Veblen'e göre modadaki değişimler işlevsel açıdan yararsızdır ve içyapısı gereği çağdışı kalmaya açıktır. Benjamin, modayı ?diyalektik imge? kavramını kullanarak ?toplumsal üst yapının ana öğesi? olarak açıklarken; Barthes, moda olgusunu dilbilim kavramlarına başvurarak yeniden bir anlam dizgesi oluşturmaya çalışarak biçimlendirir. Baudrillard'a göre ise moda, ? paradoksal bir şekilde güncel olmayandır.?Kendine özgü bir dil oluşturma çabasında olan fotoğraf, bu süreç içinde modayla buluşur. Bir yandan sanat olma yolunda gelişimini sürdürürken, öte yandan moda sektörünün kitlelere ulaşmasını sağlayan bir iletişim dili haline gelir.Sınıf modasından tüketim modasına geçiş ile birlikte moda fotoğrafı, biçim ve içerik açısından çeşitli değişikliklere uğramış ve bu dönemde ?sinematografik anlatım?, moda fotoğrafçılarının başvurduğu yeni görsel anlatım biçimi olmuştur. Kurgusal anlamda fotoğraflarında sinematografik öyküyü ilk kullanan Guy Bourdin, kendinden sonraki moda fotoğrafçılarına öncülük etmiştir.80'li yıllardan bu yana `beden', sosyolojinin sorguladığı ve analiz etme gereği duyduğu en önemli konulardan biri haline gelmiştir. Günümüz tüketim toplumunda beden, özellikle de kadın bedeni, cinselleştirilerek cinselliği elinden alınmış, bir fetiş haline dönüştürülmüştür. Sinemada `erotizm, dikizci bakış ve beden'e ilişkin kuramsal yaklaşımlar moda fotoğrafçılığında da tartışılır hale gelmiş, sinema ile moda fotoğrafı arasındaki ilişkilerin göstergesi olmuştur.Görsel sanatların tümünün iç içe geçtiği günümüzde, sanatçılar da kendi sanat dallarının dışında yeni alanlara yönelme isteği duymaktadır. Bunun bir örneğine de, moda fotoğrafçılığından sinema yönetmenliğine geçen moda fotoğrafçılarında rastlanmaktadır. Farklı bir üretim davranışı olarak açıklanabilecek bu durum, ortaya konan sanat yapıtlarının estetik açıdan yeni bakış açılarıyla değerlendirmesini gerekli kılan bir alan yaratmaktadır.