Abdülcebbâr er-Rifâ'î'de felsefi ve dini düşüncenin yenilenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BİLAL ALİ BİLAL HAMEED
Danışman: FATİH TOKTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dini-felsefi düşüncenin yenilenmesi, Dr. Abdülcebbâr er-Rifâ'î'nin çalışmalarında ele aldığı temel meselelerden biridir. er-Rifâ'î, İslam'daki geleneksel dini kavramların, özellikle teolojik mirasa bağlı olanların, yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunur. Ona göre, dini düşünce zamanla kutsallık kazanmıştır. Bunun nedeni, Allah'a ait emirler ile insanlara ait düşüncelerin birbirine karıştırılmış olmasıdır. Aynı şekilde, kutsal olan ile kutsal hakkında üretilen insani yorumlar da iç içe geçmiştir. Sözü edilen karışıklık, dinin doğru şekilde anlaşılmasının yanı sıra yenilenmesinin de önün kesmiştir. er-Rifâ'î, kutsal kavramının sabit ve tek bir anlama indirgenemeyeceğini, aksine çoklu anlamlar taşıdığını ve bu anlamların açık biçimde sınırlandırılmasının oldukça zor olduğunu vurgular. Bu kavram, hayat, din ve onun sembolleriyle yakından ilişkilidir; kimi zaman geleneksel din anlayışının dışına çıkılarak kavramların yeniden tanımlanması ve yorumlanması mümkündür hatta kimi zaman bir gerekliliktir. er-Rifâ'î'ye göre dinin asıl amacı, insanın hayatına ve davranışlarına, varoluşsal bir anlam sağlamaktır. Ancak din, ideolojik amaçlar için kullanılabilir ve bu durumda da kendi amacından uzaklaşır. Bu yüzden dini düşünceyi yenilemek, sadece yeni fıkıh veya tefsir görüşleri sunmak demek değildir. Yenilenme, doğrudan dinin temel ilkelerine ve ana kavramlarına odaklanmalıdır. Ancak bu sayede birey, imanın özüyle ve temel anlamlarla yeniden bir bağ kurabilir. er-Rifâ'î, dini mirasın eleştirel bir gözle incelenmesinin önemini özellikle vurgulamıştır. Dini mirası, bir kutsalmış gibi dokunulmaz veya gözden geçirilemez kabul etmek, hem dini yanlış anlamak hem de onun yenilenmesini engellemek anlamına gelmektedir. Bu tutum, aynı zamanda bireyin modern dünya ile iletişim kuramamasına veya böyle bir iletişim sonucunda dini inancından kopmasına neden olabilir. Bu nedenle, tarihi ve kültürel mirasa eleştirel yaklaşmak; kavramlar görüşlerin çözümlenmesinin yapılması ve ardından günümüzün toplumsal yaşamına uygun biçimde dini inanca ilişkin kavram ve görüşlerin yeniden yorumlanması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Abdülcebbâr er-Rifâ'î, Dini Düşüncenin Yenilenmesi, Teolojik Miras, Kutsal, Eleştiri.