Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında aile hayatına saygı hakkı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERİÇ KARAGÖZLER

Danışman: OĞUZ ŞİMŞEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Aile hayatına saygı hakkı, uluslararası insan hakları hukukunda genellikle ?özel hayata saygı hakkı? üst başlığı altında düzenlenmekte ve bireylere gizliliğin ötesinde bir koruma alanı sağlamaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi?nin (AİHS) 8. maddesi ile güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkı da bu genel eğilime uymaktadır. Bilindiği gibi insan hakları anlayışında gelinen nokta, negatif statü haklarının yerine getirilmesinde dahi devletlerin dokunmama ve müdahale etmemenin ötesinde pozitif edimler yüklenmesini gerektirmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadında da pozitif yükümlülükler doktrininin kabulüyle birlikte Taraf Devletlerin Sözleşmesel sorumluluğunun kapsamı genişlemiştir. AİHS 8. madde açısından, madde metnindeki ?saygı? ifadesinin pozitif yükümlülükleri çağrıştırdığı Sözleşme Organları?nca pek çok kez dile getirilmiş ve aile hayatına saygı hakkının gereği olarak, hangi alanlarda ne tür düzenlemeler yapılması gerektiği açıklanmıştır.AİHM?in özerk yorum yetkisi ve AİHS?i günün koşullarına uygun biçimde dinamik yoruma tabi tutması dolayısıyla aile hayatına saygı hakkının gelişmeci bir çizgiye sahip olduğunu söylemek mümkündür. Geçmişte yalnızca özel hayat kapsamında değerlendirilen ya da AİHS 8. madde korumasından tümüyle dışlanan bazı konular, zamanla bu hak ile korunur hale gelmiştir. Genel itibariyle, aile hayatına saygı hakkı ihlalinin ileri sürüldüğü başvurulardaki uyuşmazlık konusu, aile üyelerinin birlikte yaşama imkânından ya da çeşitli nedenlerle ayrı yaşamak zorunda kaldıklarında birbirleriyle görüşme imkânından yoksun olmalarıdır. Başvurular nicelik ve nitelik bakımından incelendiğinde ise çocuklar ve yabancılarla ilgili konuların ağırlıkta olduğu gözlemlenmektedir.Anayasamızın 90. maddesi uyarınca AİHS, iç hukukun bir parçası sayılmakta ve kanunlar gibi doğrudan uygulanmaktadır. Bu nedenle özellikle Taraf Devletlerin AİHS 8. madde kapsamındaki yükümlülüklerinin öğrenilmesi, ulusal mevzuatın Sözleşme?ye uygun hale getirilmesi ve Türkiye aleyhine yapılacak olası başvurularda ihlal kararlarından kaçınılması bakımından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Aile, Aile Hayatı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 8. Madde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Pozitif Yükümlülük