Endometriyum kanserli hastalarda yeni moleküler sınıflamaya göre prognoz analizi, moleküler sınıflamanın validasyonu


Creative Commons License

Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET VAROL

Danışman: İlknur Görken

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Endometriyum Kanserli Hastalarda Yeni Moleküler Sınıflamaya Göre Prognoz Analizi, Moleküler Sınıflamanın Validasyonu Amaç: Bu çalışmada, endometriyum kanseri tanılı hastalarda yeni moleküler sınıflama sisteminin prognostik önemini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza; 2014 ile 2020 yılları arasında evre I-III endometriyum kanseri tanısıyla cerrahi uygulanan, operasyon materyallerine patoloji anabilim dalı arşivinden ulaşılabilen, 90 hasta dahil edilmiştir. Hastaların materyalleri jinekopatoloji alanında özelleşmiş tek bir patolog tarafından immumhistokimya, NGS ve DNA sekanslama yöntemleriyle yeniden analiz edilmiş, hastaların moleküler alt grupları ve risk grupları yeni sınıflamaya göre yeniden belirlenmiştir. Genel sağkalım (GSK), hastalıksız sağkalım (HSK) ve yerel yinelemesiz sağkalım (YYSK) analizleri Kaplan-Meier testi ile yapılmıştır. Eski ve yeni sınıflama sistemiyle birlikte, diğer prognostik belirteçlerin (TNM ve FIGO evresi değişimi, histolojik tip, tümör derecesi, lenf nodu metastazı, lenfovasküler aralık invazyonu (LVAİ), östrojen (ER) ve progesteron reseptör (PR) durumu) sağkalıma etkisi Log-rank testi ve Cox-Regresyon analiziyle hesaplanmıştır. İstatistiksel analizlerde p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Medyan takip süresi 54.6 (10-100) aydır. Moleküler alt grup analizleri sonucunda hastaların %4’ü PolE-mutant (POLEmut), %30’u Mismatch Protein Deficient (MMRd), %13’ü p53-mutant (p53abn) ve %52’si No Specific Molecular Profile (NSMP) grubundadır. Risk grup dağılımları eski ve yeni sınıflamaya göre sırasıyla: düşük risk %36,6 ve %37,8; orta risk %13,3 ve %21,1; orta-yüksek risk %12,2 ve %15,6; ve yüksek risk %37,7 ve %25,6 şeklindedir. En belirgin değişim yüksek risk grubundan orta-yüksek gruba azalma şeklindedir (%14,4). Beş yıllık GSK, HSK ve YYSK oranları sırasıyla %90,3; %92,1 ve %95,2’dir. Çok değişkenli analizlerde GSK üzerinde en belirgin etkiye sahip bağımsız değişken histolojik tiptir xiv(p<0.0001, HR: 16,23, %95 GA: 3,80–69,20). HSK için yapılan çok değişkenli analizlerde PR pozitifliği (p=0,002, HR: 20,30; %95 GA: 3,14-131,22) ve LVAİ varlığı (p=0,003; HR: 34,17, %95 GA: 3,30-353,69) en anlamlı faktörlerdir.  Sonuç: Risk sınıflamasındaki değişikliklerin GSK üzerine bağımsız etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmamızda yeni skorlamaya göre düşük veya orta risk grubundaki hastaların, orta-yüksek ve yüksek risk grubundakilere göre daha iyi prognoza sahip olduğu saptanmıştır. Hasta ve olay sayısının az olmasının risk gruplarının sağkalım noktalarına etkisini maskelemiş olabileceğinden, yüksek hasta sayılı, çok merkezli çalışmalar ile daha net sonuçlara ulaşılabilecektir. Anahtar Kelimeler: endometriyum kanseri, evreleme, risk sınıflaması,  xv