01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi tıp fakültesi Adli Tıp anabilim dalı tarafından değerlendirilen travmalı hastalarda yüz kemiği kırıklarının yüzde sabit iz açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEREN EZER

Danışman: Erdem Özkara

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yüz kemik kırıkları ve buna bağlı sekellerin yüzde sabit iz (YSİ)/ yüzün sürekli değişikliği (YSD) açısından değerlendirmesinde standart yöntemler olmayışı nedeniyle uygulamada bu konuda farklı sonuçlarla karşılaşılmakta bu durum ise hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu çalışmada; 01.2018 – 31.12.2022 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından yüz kemik kırığı olan ve YSİ açısından değerlendirilerek adli raporu düzenlenen olguların cinsiyet, yaş, olayın türü, meydana gelen kemik kırığının lokalizasyonu, kırığın özellikleri, kırığın tipi, uygulanan tıbbi müdahale, kırık dışında yüz sınırlarında lezyon varlığı, kırığa bağlı bulgu varlığı, duyu/organ fonksiyonlarında etkilenme YSİ ve YSD oranlarını belirlemek ve kemik kırığı özelliklerinin yüzde sabit iz oluşumuna etkisini değerlendirmek hedeflenmektedir. Retrospektif olarak incelenen beş yıllık dönemde YSİ açısından değerlendirilen 211 olguda yüz kemik kırığı tespit edilmiştir. En fazla olgu sayısının 20-29 yaş aralığında (%24.6) olduğu, toplam 211 olgunun %85,3'ü erkek (n:180), %14.7'si (n:31) kadın ve kadın/erkek oranının 1:6 olduğu, en sık görülen olay türünün kişiler arası şiddet (%64,4), ikinci sıklıkta trafik kazaları (%24,6) olduğu, erkeklerde en sık görülen olay türünün kişiler arası şiddet, kadınlarda trafik kazası ve aile içi şiddete bağlı künt travma olduğu, olay türünün cinsiyete ve yaş grubuna göre karşılaştırılmasının istatistiksel olarak anlamlı olduğunu saptadık (p<0,001, p<0,002). Tüm olgularda yüz kemik kırığı lokalizasyonları değerlendirildiğinde en sık görülen kemik kırığı nazal kemik kırığı (%63.5), ikinci sık maksilla kırıkları (%34.1), en az görülen lakrimal kırıktı (%1,4). Kemik kırığı tiplerine bakıldığında izole kırıkların %58,3, kompleks kırıkların % 41,7 oranında olduğu, izole kırıkların çoğunluğunu nazal kırıklar (%38,4), kompleks kırıkların çoğunluğunu nazoorbitoetmoid (NOE) kırıkların (%19,9) oluşturduğunu saptadık. Lefort kırığında en sık etiyolojik nedenin iş kazası, panfasiyal kırıklarda motosiklet kazası olduğu, diğer tüm kemik kırığı tiplerinde şiddete bağlı künt travma olduğu, kemik kırığı tipinin olay türüne göre karşılaştırılmasının istatistiksel olarak anlamlı olduğunu saptadık (p<0,001). Tüm olgular içinde 65 olguda (%30,8) YSİ/YSD olduğu, YSİ pozitif olguların %36'sının yüz kemiği kırıklarına bağlı olduğu görüldü. Motosiklet kazası ve ateşli silah yaralanmasına bağlı oluşan yara izlerinin oransal olarak daha fazla YSİ pozitifliğine neden olduğunu, YSİ varlığının olay türüne göre karşılaştırılmasının istatistiksel olarak anlamlı olduğunu saptadık (p<0,001). İzole kırıklı olguların %6,4'ünde (n:8), kompleks kırıklı olguların %17,2'sinde (n:15) kırığa bağlı YSİ pozitifliği olduğu, kompleks kırıkların izole kırıklara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüzde sabit iz olarak değerlendirildiğini saptadık (p=0,008). Kırık tipleri içerisinde Lefort kırıklarında YSİ pozitifliği oranının (%66,7) ve panfasiyal kemik kırıklarında YSİ pozitifliği oranının (%50) diğer kırık tiplerine göre anlamlı şekilde daha yüksek olduğu görüldü. Kemik kırık tipinin YSİ varlığını anlamlı şekilde farklılaştırdığını saptadık (p<0,001). Nondeplase kırığı olan olguların %4'ünün, komplike kırığı olan olguların ise %14,5'inin kırık nedeniyle YSİ pozitif olarak değerlendirildiğini saptadık Yüzde sabit iz değerlendirmesinde standart yöntemler geliştirilmesi için bu çalışmaya benzer çalışmaların sürdürülerek veri tabanı genişletilmeli ve ulusal ölçekte kullanılabilecek bir yöntem belirlenmelidir. Anahtar sözcükler: Maksillofasiyal kırıklar, Yüzde sabit iz, Medikolegal değerlendirme.