Sanal gerçeklik ile maruz bırakmanın akrofobi tedavisinde kullanımı


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Psikoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKÇE VOGT

Eş Danışman: GÜLAY DİRİK, ORÇUN YORULMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Özgül fobiler kategorisinde yer alan akrofobi (yükseklik korkusu) kişinin iş ve sosyal hayatındaki işlevselliğinin büyük oranda bozulmasına yol açan psikolojik bir sorundur. Akrofobi tedavisinde ise Bilişsel Davranışçı Terapinin en temel tekniklerinden biri olan maruz bırakma sıklıkla kullanılmaktadır. Kişiyi korktuğu durum veya nesneye maruz bırakmanın, kaygı uyandıran nesne veya durumlara karşı alışma sağlayacağı ve bunun sonucunda da kaygının kişinin kontrol edebileceği bir düzeye ineceğini ileri süren bu teknik; imgeleme, gerçek hayatta maruz bırakma ve sanal gerçeklik şeklinde uygulanabilmektedir. Günümüz koşullarına en uygun yöntem ise sanal gerçeklik ile kişinin maruz bırakılmasıdır. Bu nedenle bu araştırmanın amacı yükseklik korkusunun tedavisinde kişilere korkuları ile kontrol edilebilir ve güvenli sanal ortamda yüzleşmeye imkân sunan sanal gerçeklik ile maruz bırakmanın korkunun azalmasındaki etkililiğinin incelenmesidir. Araştırma örneklemini yükseklik korkusu olan 45'i kadın 15'i erkek 18 ila 60 (Ort.=31.32; SS= 9.409) yaş aralığında 60 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcılara Akrofobi, SF-36 ve Öznel Rahatsızlık Birim ölçekleri uygulanmıştır. Çalışmanın hipotezlerini test etmek için tekrarlı ölçümlü varyans analizleri uygulanmıştır. Araştırmada öncelikle katılımcılar başvuru sırasına göre sanal gerçeklikle maruz bırakma (S= 20 ), gerçek hayatta maruz bırakma (S= 20 ve bekleme listesi kontrol (S= 20) gruplarına atanmıştır. Ardından katılımcıların bulundukları gruplara göre tedavilerine başlanmıştır. Araştırmada katılımcıların kaygı ve kaçınma düzeyleri Akrofobi Ölçeği kullanılarak tedavi öncesinde, tedavi sonrasında ve 6 aylık izlem ölçümlerinde karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, sanal gerçeklik ile maruz bırakma grubundaki katılımcıların kaygı ve kaçınma düzeylerinin tedavi sonrasında, tedavi öncesine oranla istatiksel olarak anlamı olarak azaldığını göstermektedir. Ek olarak, bulgular sanal gerçeklik ile maruz bırakma grubundaki katılımcıların kaygı düzeylerinin uygulanan tedavi sonrasında gerçek hayatta maruz bırakma ve kontrol grubundakilere oranla daha düşük düzeyde olduğunu, kaçınma düzeylerinin ise gerçek hayatta maruz bırakma grubundakiler ile aynı düzeyde, kontrol grubundakilere oranla ise daha düşük olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, araştırmada akrofobisi olan kişilerin yaşam kalitesi düzeyleri Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılarak müdahaleden hemen sonra ve müdahaleden 6 ay sonra karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, gerçek hayatta maruz bırakma grubundaki katılımcıların kontrol grubundaki katılımcılara göre müdahaleden hemen sonraki ağrı düzeylerinin anlamlı düzeyde yüksek, ruhsal sağlık düzeylerinin ise anlamlı düzeyde düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçları ilgili literatür ile uyumludur. Mevcut bulgular ilgili literatür doğrultusunda tartışılmıştır.