Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Müzik Ana Sanat Dalı (Konservatuvar), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZGE ÖZERBEK
Danışman: MURAT KÜÇÜKEBE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yalçın Tura, sonat, oda müziği, şan, opera, koro ve çocuk şarkıları gibi eserlerle birlikte yerel müzik geleneğine yönelik eserler de üretmiş, peşrev ve saz semaileri bestelemiş, müzikbilim çalışmalarının yanı sıra, çağdaş bir anlayış benimseyerek ortaya koyduğu yapıtlar aracılığıyla, yerel müzik malzemesini ustalıkla değerlendirmiş bir üçüncü kuşak çağdaş dönem Türk müziği bestecisidir. Bestecinin özgün bestecilik dilini kullanarak Türk sineması için de değerli eserler ürettiği bilinmektedir. Çalışma kapsamında, bir çağdaş çoksesli Türk müziği bestecisi olan Yalçın Tura'nın, Keman ve On Yaylı Saz için Oyun Havaları adlı eseri, çağdaş çoksesli Türk müziği ve Yalçın Tura müziği bağlamları ile modern ve geleneksel kavramları ölçeğinde, bestecinin, söz konusu kavramların çok katmanlı müzikal yapı üzerinde karşılık bulan uygulamalarını da araştıracak şekilde incelenmiştir. Söz konusu incelemede görüşme kişilerine ait yorumlar, değerlendirme açısından nesnellik sağlayan temel bir dayanak olarak benimsenmiştir. Birinci bölümde Tura, döneminin temel özellikleriyle ilişkili şekilde bir besteci olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda çağdaş çoksesli Türk müziğinin ortaya çıkışı ve ülkemizdeki kurumsallaşma süreci mevcut literatür üzerinden genel hatlarıyla araştırılmış ve aktarılmıştır. İkinci bölüm bestecinin yaşam öyküsünü ve müziğini ele almaya yönelik olarak yapılandırılmıştır. Söz konusu ele alış, besteci hakkında daha önce yapılan mevcut literatüre dayanmaktadır. Bununla birlikte çalışmanın temel kavramları olan gelenek ve modern hakkında bilgi ile birlikte kısa bir tartışma da bu bölümde yer almıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise araştırmaya konu olan eser özelinde, modern ve gelenek kavramları bağlamında, görüşme kişilerinin yorumlarından beslenerek ortaya konan bir değerlendirme yar almaktadır. Buna göre ilk olarak bestecisi ile birlikte eserin adı ve bölümlerinin adları, kurgusal içerik açısından önceden tahmin edilebilir bir yaklaşım sergilemektedir. Bu görüşü izleyen yorumlarından beslenerek ortaya konacak bir değerlendirme ile bestecinin polifonik yapı ve içerisinde ortaya konmak üzere, güçlü, karar, asma kalış ya da durak gibi geleneksel makam tanımına bütünüyle uygun düşecek biçimde olmak yerine, soyut makamsal duyuş ya da etkiler taşıyan besteleme tekniğiyle kendine has, özgün bir yapı içermekle birlikte ilk kuşak bestecileri ile ortaya çıkan geleneğin izini takip eder biçimde davranmış olduğu görülmektedir. 'Disonans' ve 'konsonans' armonik kombinasyonlar içeren pasajların eser içinde art arda gelişi, 'geleneksel' ve 'modern' arasındaki sürekli değişim ya da geçiş sürecini sembolize edecek ya da buna gönderme yapacak biçimdedir. Eser, Türk müziği esinli ezgi ve ritmik katmanlar ile geleneksel olana gönderme içermektedir. Ancak bununla birlikte, Türk müziğine ait yerel ve geleneksel gereçlerin ötesinde eser, 19. Yüzyıl romantik dönem müzik geleneğine ait bazı etkileşimler de içermektedir. Eserde Avrupa kökenli modern bestecilik yöntemlerinin, dörtlü armonik sistem olarak bilinen yöntemle birlikte, dengeli biçimde kullanılmış olduğu da görüşme kişileri tarafından değerlendirilmiştir. Ölçü birimlerinin sürekli değişimi ve bu geçişin tekrarlanması ise görüşme kişilerine göre modern müzik besteciliğinin yerleşik uygulamalarını akla getirmektedir. Türk müziğinde bir makama ya da fasla geçmek üzere taksim yapıldığı bilinmektedir. Bestecinin ilk bölüm için bir Taksim bestelemiş olması, söz konusu geleneğe bağlı kalacak biçimde hareket ettiğini göstermektedir. Bölümün geneline geleneksel müzikle ilişkilendirilebilecek işitsel hücrelerin ustaca serpiştirildiği, ayrıca görülmektedir. Görüşme kişileri bestecinin ikinci bölümde de geleneksel yapı ile modern yapıyı ustaca sentezlediğini, bunu kimi zaman yarenlik kimi zamansa çatışma içeren bir müzikal örgütlenme içerisinde sunduğu dile getirmiştir. Eserin üçüncü bölümü olan Çiftetelli'nin gelişme kısmında, Taksim bölümünde sunulan temanın eşlikle birlikte olmak üzere tekrar edildiği görülmektedir. Eserin dördüncü bölümü olan Curcuna, ismini geleneksel müzikte kullanılan on zamanlı bir usûlden almaktadır. Bölüm geneline kıvrımlı bir ezgi yapısı ile ritmik kalıpların hâkim olduğu bilgisi de görüşme kişileri tarafından öne çıkarılan yorumlar arasındadır. Beşinci ve son bölümde baskın bir polifonik yapı, önemli derecede öne çıkmakla birlikte, söz konusu yapının tonal referanslar yerine makamsal bir zemin üzerine kurulmuş olduğu, konu bağlamında görüşme kişilerinden derlenerek yine bu çalışmanın sonuç kısmı için önemli ölçüde katkı sağlayan bilgiler arasındadır. Sonuç olarak tez çalışması aracılığıyla ele alınarak incelenen eseri yorumlamak isteyecek keman çalıcıları için yararlı olacak pozisyon, yay bağı, yay yönü ile diğer başkaca öneriler de içeren bu araştırma ile, görüşme kişilerine göre adı geçen bestecinin modern ve geleneksel kavramları ile bağ kurmaya yönelik şekilde müzik malzemesini referans olarak kullandığı yönünde, müzik ile toplumsal ve kültürel değişim süreçleri arasındaki ilişkiyi görünür kılma açısından değerli bir örnek olarak, tatmin edici bulgular elde edilmiş bulunmaktadır. Benzeri ve daha kapsamlı inceleme ve araştırma çalışmalarının çeşitli besteci ve eserler üzerinde de gerçekleştirilmesi, bir 'metin' olarak müziği anlama ve yorumlama noktasında alan için katkı sağlayıcı olacaktır.