Polikistik over sendromu (PKOS) hastalarında oral kontraseptif kullanımının sempatik sinir aktivitesine olan etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUKET ÇETİNTAŞ

Danışman: RECEP EMRE OKYAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Polikistik over sendromu karmaşık bir endokrin bozukluktur. Hiperandrojenizm ile ovulatuar disfonksiyona ek olarak, obezite, lipid anormallikleri, insülin direnci ve hipertansiyon gibi artmış kardiyovasküler risk faktörleri ile ilişkilidir. Bir başka kardiyovasküler risk faktörü olarak nitelendirilebilecek yüksek sempatik sinir aktivitesinin, dolaşımdaki yüksek testesteron düzeyleri ile ilişkisi gösterilmiş olsa da polikistik over sendromu patofizyolojisindeki yeri net belirlenememiştir. Kombine oral kontraseptifler, fertilite beklentisi olmayan polikistik over sendromu olguları için ilk seçenek tedavidir. Çalışmamızın amacı, polikistik over sendromlu kadınlarda sempatik sistem aktivitesini kontrol grubu ile karşılaştırmak ve kontrasepsiyon amaçlı oral kontraseptif kullanımının bu aktiviteye herhangi bir etkisinin olup olmadığını belirlemektir.ARAÇ VE YÖNTEM: Çalışmamız prospektif, olgu-kontrol çalışması olarak, Ekim 2017 – Mart 2018 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda kontrasepsiyon isteği nedeniyle kombine oral kontraseptif başlanan ve Rotterdam kriterlerine göre polikistik over sendromu tanısı almış (n=41) kadınlar arasında yapıldı. Olgular aynı sayıda sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Sağlıklı, öncesinde infertilite öyküsü olmayan, menstrüel siklusu düzenli kadınlar kontrol grubu olarak tanımlandı. Çalışmaya dahil edilen kadınların tümünde tansiyon, vücut kitle indeksi, bel-kalça oranı, Ferriman – Gallway skorunu içeren fizik muayene ve jinekolojik muayene gerçekleştirildi ve kontraseptif kullanım sonrası tekrarlandı. Kontrasepsiyon amaçlı olarak çalışmanın homojenizasyonu açısından tek bir oral kontraseptif, monofazik, 30 microgram etinil Estradiol / 2 mg dienogest (Dienille; Exeltis, İstanbul) 21 film kaplı tablet verildi. Tüm katılımcıların başlangıç ve oral kontraseptif kullanımının birinci ayında, erken foliküler fazda (D1-D5 günler arası) olmak üzere, serum bazal folikül stimüle edici hormon, luteinize edici hormon, estradiol, total testosteron, dehidroepiandrosteron sülfat, seks hormon bağlayıcı globulin, prolaktin ve tiroid stimüle edici hormon düzeyleri ile serbest androjen indeksi,total testosteron ve seks hormon bağlayıcı globulin üzerinden hesaplandı. İnsülin rezistansı ve glukoz toleransı Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre bazal 75 gram oral glukoz tarama testi (OGTT) yapılarak değerlendirildi. Ayrıca tüm olgulardan sempatik aktiviteyi değerlendirmek amacıyla başlangıç ve oral kontraseptif kullanımının ilk ayında tekrarlanmak üzere elektromiyografi laboratuvarında sempatik deri yanıtı ve kalp hızı değişkenliği ölçümleri yapıldı. İstatistiksel analiz için The Statistical Program for Social Sciences(SPSS, versiyon 16) programı kullanılmıştır. p8)( p<0.001) ve akne oranı (p=0.027) PKOS grubunda belirgin yüksekti. Biyokimyasal ve hormonal parametrelere bakıldığında başlangıç ve 1. ay bazal serum LH (p=0.044), LH/FSH oranı (p=0.026), DHEAS (p=0.023) ve total testesteron değerleri (p=0.040) PKOS grubunda, kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksekti. Başlangıç ve kontrasepsiyonun 1. Ay klinik ve bazal hormon değerlendirmesinde PKOS grubunda FGS skoru (p=0.011), over volümleri (her iki over için p<0.001), antral folikül sayıları (her iki over için p<0.001), LH (p=0.011), LH/FSH oranları (p=0.003) ile androjen hormon değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş izlenirken (DHEAS için p=0.001; total testosteron için p=0.011); VKİ (p=0.008) ve seks hormon bağlayıcı globulin düzeylerinde artış izlendi (p=0.007). PKOS ve kontrol grubunun başvuru ve kontraseptifin ilk ayında sempatik deri yanıtı (SSR latens, SSR amplitüd) ve R-R analiz parametreleri (valsalva testi, standup testi) değerlendirildi. SSR amplitüd ve R-R analiz valsalva testi ortalama değerleri PKOS grubunda, kontrol grubuna kıyasla daha yüksek olarak tespit edildi. Ancak bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı değildi. Benzer şekilde SSR latens ve R-R analiz stand-up testinde de PKOS ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Hastaların tedavi öncesi ve sonrası sempatik deri yanıtı (SSR latens, SSR amplitüd) ve R-R analiz parametrelerindeki değişim değerlendirildiğinde, PKOS olgularında, istatistiksel olarak anlamlı bulunmamasına karşın, SSR amplitüd 1. ay ortalama değerlerinde başlangıç değerleri ile karşılaştırıldığında azalma olduğu izlendi. Kontrol grubunda ise SSR amplitüd ve R-R analiz valsalva testi ortalama değerlerinde istatistiksel anlamlı farklılık izlenmemesine karşın, SSR latens değerinde istatistiksel olarak anlamlı derecede azalma olduğu görüldü (sırasıyla 1.58±0.36 sn ve 1.34±1.41 sn, p<0.001). Benzer şekilde R-R analiz standup testi 0.ve 1.ay ortalama değerleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı düşüş izlendi. (sırasıyla 1.09±0.19 sn ve 1.01±0.13 sn, p=0.027) SONUÇ: PKOS grubunda saptanan yüksek SSR amplitüd ve düşük SSR latens bulguları, istatistiksel olarak anlam içermese de, artmış sempatovagal aktiviteyi destekler niteliktedir.