Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2009
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NECİP YILMAZ
Danışman: KENAN KIRKPINAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Birinci Dünya Savaşından yenik çıkan Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918 tarihinde imzaladığı, koşulları çok ağır olan Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla fiilen egemenliğini yitirmiş, toprakları paylaşılmaya başlanmıştı. Parçalanan ve fiilen egemenliğini yitiren Osmanlı Devleti yerine sınırları 28 Ocak 1920'de Osmanlı Mebusan Meclisince kabul edilen Misak?ı Milli kararı ile belirlenmiş, tam bağımsızlığı hedef alan, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlatılan Kurtuluş Savaşı esnasında kurtuluş hareketini baltalamaya yönelik dernekler kurulmuş, iç ayaklanmalar çıkartılmıştır. Tüm bu engellemelere karşın Milli Mücadele başarıya ulaşmış, bu başarı 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile taçlandırılmıştır. Bu barış antlaşmasına ek olarak taraf devletlerce kabul edilen ve açıklanan, 1914 ? 1922 yılları arasında işlenen savaş suçlarına ilişkin umumi af beyannamesine ek protokolde Türk Devleti bu genel aftan 150 kişiyi muaf tutacağını beyan etmiştir. Türk hükümeti Lozan Antlaşması yükümlülükleri uyarınca 26 Aralık 1923 ve 16 Nisan 1924 tarihlerinde iki defa genel af kanunu çıkartmış, 150 kişiyi bu kanunlardan muaf tutmuştur.Milli Mücadele döneminde, kurtuluşa inanmayıp, işgalci devletlerin himayesi altına girmek isteyen ve bu nedenle kurtuluş mücadelesine katılmayıp, milli mücadele karşısı cephede yer alan kişilerin sayısını 150 ile sınırlamak elbette çok zordu. Bu kişilerin isimleri büyük tartışmalar sonunda 01 Haziran 1924 tarihli 544 numaralı hükümet kararnamesi ile belirlendi, 28 Mayıs 1927 tarihli 1064 sayılı yasa ile bu kişiler vatandaşlıktan çıkartıldı. Bu kişiler 29 Haziran 1938 tarihli 3527 sayılı af kanunu ile affedildi. Af kanunundan sonra 150 kişinin zaten bazıları ölmüştü, bazıları yurtdışında kalmaya devam etti, bazıları da yurda döndü.