Türkiye'de kamu görevlilerinin örgütlenmesi ve toplu görüşme


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2005

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERGÜN YAZICI

Danışman: FARUK SAPANCALI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Toplumsal barış ancak uygun sosyal politika kurallarının konulması ve uygulanmasıyla sağlanabilir. Çalışma barışının sağlanmasında önemli görev üstlenmiş olan sendikalar aynı zamanda toplumsal bansın da vazgeçilmez unsurlarıdır. Sendikalar, ancak temel hak ve özgürlüklerin olduğu demokratik ortamda faaliyet gösterebilir ve barışa katkıda bulunabilirler. Temelde üyelerinin ekonomik, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için faaliyette bulunan sendikalar bir baskı grubu olarak da demokrasinin işlevselliği açısından karar alma süreçlerini etkilemektedir. Ülkemizde kamu görevlileri, işçi, memur diye ayrılmış ve bu statüye göre örgütlenmişlerdir. Türkiye'de memurların örgütlenmesi işçilerden daha geç başlamıştır. Örgütlenmenin geç başlamasına demokratik rejimin tam işlememesi kesintiye uğraması, örgütlenme yasağının konulması gerekçe olsa da memurluk güvencesi ve hukuksal statü memurların örgütlenmesini geciktirmiştir. Türkiye'de 1961 yılında memurlara tanınan örgütlenme hakkı 1971 yılında geri alınmıştır. 1990'lı yılların başlarında ise fiili durum yaratarak örgütlenme mücadelesine başlayan ve sendikalarım kuran memurlar, 2001 yılında çıkarılan Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu ile örgütlenme haklarım almışlardır. Bu gelişmenin sağlanmasında hem kamu görevlilerinin örgütlenme mücadelesi hem de Uluslara arası baskılar sonucu "Kamu Çalışanlarına" örgütlenme hakkım düzenleyen uluslararası sözleşmelerin Türkiye tarafından onaylanması neden olmuştur. Bu bağlamda kamu görevlilerinin örgütlenme haklarını kısıtlı olarak da olsa kullanmaları çalışma yaşamının demokratikleşmesi açısından önem taşımaktadır.