Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Patoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2001
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARZU NEŞE YENER (TOPAL)
Danışman: KUTSAL YÖRÜKOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Radikal Prostatektomi Materyallerinin Histopatolojik incelenmesi Ve Konvansiyonel Prognostik Faktörlerin Araştırılması Giriş ve Amaç: Radikal prostatektomi (RP)' den sonra prostat karsinomu (PK) progresyonunu etkilediği öngörülen birçok faktör öne sürülmüştür. Gleason ve DSÖ dereceleri, klinik ve patolojik evre, ekstrakapsüler yayılım (ECE) varlığı, lokalizasyonu ve yaygınlığı, cerrahi sınır (CS) pozitifliği, lokalizasyonu ve yaygınlığı, kapsüler insizyon (Ki) varlığı ve lokalizasyonu, tümör hacmi, lenf nodu metastazı (LNM) varlığı, lenfovasküler invazyon (LVİ) varlığı ile HPIN varhğı ve lokalizasyonu üzerinde en çok çalışılan faktörlerdir. Bu çalışmada, RP materyallerinin histopatolojik incelenmesi sonucu elde edilen patolojik bulguların birbirleriyle karşılaştırılarak aralarında ilişki olup olmadığının saptanması ve klinik ve patolojik bulgular birlikte değerlendirilerek PK progresyonunu öngörmede etkili olabilecek patolojik özelliklerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya 1991-2001 yıllan arasında PK nedeniyle RP yapılmış 83 olgu alınmıştır. Materyallerin herbiri tümüyle işleme alınarak, H-E boyalı preparatlan incelenmiştir. Olgular Gleason ve DSÖ dereceleri, klinik ve patolojik evre, ekstrakapsüler yayılım (ECE) varlığı, lokalizasyonu ve yaygınlığı, cerrahi sınır (CS) pozitifliği, lokalizasyonu ve yaygınlığı, kapsüler insizyon (Kİ) varlığı ve lokalizasyonu, tümör hacmi, lenf nodu metastazı (LNM) varlığı, lenfovasküler invazyon (LVİ) varhğı ile HPIN varhğı ve lokalizasyonu açısından incelenmiştir. Histopatolojik bulgulardan parametrik değerler (tümör hacmi, prostat hacmi, tümör yüzdesi) arasında tek yönlü analitik değerlendirmede Oneway ANOVA, Kruskal-Wallis varyans analizi yöntemleri kullanılmıştır. Parametrik olmayan değerler (GS, primer patern, DSÖ derecesi, patolojik evre, CS pozitifliği, CS pozitifliğinin lokalizasyonu ve yaygınlığı, ECE pozitifliği, ECE pozitifliğinin lokalizasyonu ve yaygınlığı, Kİ varlığı ve lokalizasyonu, HPIN varlığı ve lokalizasyonu, LNM varhğı, LVİ varlığı, tümörün CS'a yakınlığı) arasında tek yönlü analizde Ki-kare testi kullanılmıştır. Tek yönlü analiz ile anlamlı bulunan parametrelerin çok yönlü analizi için lojistik regresyon testi kullanılmıştır. Ayrıca olguların ameliyat sonrası izlemleri elde edilerek lokal rekürrens ya da uzak metastaz gösteren olgular ile ex olan olgular belirlenmiştir. Olgular 2-116 ay (SD=38,5±29,8) izlenmiştir. 58Bulgular: GS ile ECE, CS pozitifliği, patolojik evre ve LVİ arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (sırasıyla p=0,041; p=0,05; p=0,003; p<0,001) Ancak GS ile Kİ arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. pT3 olgularda ECE anlamlı olarak yaygın bulunmuştur (p<0,001). Tümör hacmi ile ECE varlığı, ECE'nin birden fazla lokalizasyonda görülmesi, GS, patolojik evre, CS pozitifliği ve tümör yüzdesi, CS pozitifliğinin yaygınlığı, CS pozitifliği lokalizasyonu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (sırasıyla p<0,001;p=0,001; p=0,001; p=0,017; p<0,001; p<0,001; p<0,001; p=0,017; p=0,004). Tek değişkenli analizde; olguların yıllara göre dağılımı incelendiğinde, GS ve tümör hacmi dağılımının yıllara göre istatistiksel olarak anlamlı değişiklik göstermediği saptanmıştır. Progresyon gösteren olgular ile ex olan olgular birlikte değerlendirildiğinde; LVİ, tümör hacmi, patolojik evrenin önemi, tek yönlü analizde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sırasıyla p=0,011, p=0,014; p=0,045). Progresyon ile GS arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Progresyon gösteren olgular ile ex olan olgular birlikte değerlendirildiğinde, bunlar ile tümör lokalizasyonu, tümörün kapsüle yakınlığı, ECE lokalizasyonu, ECE sayısı, CS pozitifliği, CS pozitifliğinin lokalizasyonu, Kİ lokalizasyonu, HPIN lokalizasyonu, arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Ex olan olgularda ECE'nin birden fazla lokalizasyonda olması istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,05). Tek değişkenli analiz ile anlamlı bulunan parametreler, çok değişkenli analize sokulduğunda sadece tümör hacminin progresyonu göstermede bağımsız prognostik faktör olduğu saptanmıştır (p=0,022). Tartışma ve Sonuç: LVİ, tümör hacmi, patolojik evre ayrı ayrı ele alındığında progresyonu öngörmede önemlidir. Ancak GS yüksek ve ileri evre olgularda bu değerlerden sadece tümör hacmi bağımsız prognostik faktördür. Tümör hacmi arttıkça, ECE ve CS yaygınlığı, prostat bezinin tümör hacmine oranı (tümör yüzdesi), Gleason skoru artmakta, olgular daha ileri patolojik evrelerde bulunmaktadır. GS arttıkça ECE ve CS pozitifliği, LVİ görülme sıklığı artmakta, olgular ileri patolojik evrede bulunmaktadır. Sonuç olarak, RP öncesinde tümör hacmi yüksek olabilecek ve klinik evresi ileri olan olgular belirlenmelidir. Bu olgularda diseksiyon gerekirse korpora kavernozaya kadar genişletilmelidir. Yaygın invaziv karsinom içeren RP materyallerinde, HPIN' m multifokal olması, prekanseröz bir lezyon olduğu görüşünü desteklemektedir. HPIN saptanan 59olgularda bu preparatlardan seri kesitler yapılarak HP İN' a yakın alanlar, invaziv karsinom odaklan açısından araştırılmalıdır. ECE'nin prognostik öneminin saptanabilmesi için fokal ya da yaygın tanımlamasının behrlenmesi gereklidir. Radikal prostatektomi sonrası izlem süresinin artması ve daha geniş serilerin incelenmesi ile patolojik bulguların özellikle GS ve ECE'nin prognostik önemi daha iyi belirlenebilir. Anahtar Sözcükler: Radikal prostatektomi, prostat kanseri, prognostik faktörler 60