Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU SAYAN
Danışman: İNCİ ALACACIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Akut myeloid lösemi (AML) erişkinlerde en sık görülen lösemi tipidir. Farklı sitogenetik ve moleküler özellikler risk sınıflamasında ve hastalığın prognozu üzerinde önemli etkiye sahiptir. Ancak halen pekçok merkezde yeterli sitogenetik değerlendirme yapılamamaktadır. Çalışmamızda DEÜTF'de AML tanısı almış olguların sitogenetik ve moleküler özelliklerinin demografik verileri ile birlikte geriye dönük incelenmesi, sağkalım üzerine etkilerinin ve sağkalım verilerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: 2008-2014 yılları arasında merkezimizde AML tanısı almış ve izlemde olan 147 olgunun klinik ve demografik verileri retrospektif olarak gözden geçirildi. Tanı anındaki hemogram, biyokimyasal laboratuar bulguları, sitogenetik ve moleküler özellikleri kaydedildi. 69 hastada prognostik risk sınıflaması yapılabildi. Risk gruplarına göre yanıt, relaps ve refrakter hastalık durumları, tüm sağkalım (OS) ve relapsa kadar geçen süre (RFS) analiz edildi. Bulgular: Olguların %47'si kadın, %53'ü erkek olup tanı anında ortanca yaşları 53,7 (±15,16) idi. Medyan 63 aylık izlem süresi sonunda %70,1'inin öldüğü saptandı. En sık ölüm nedeni %29,3 ile hastalık progresyonu ve tedavi ilişkili iken bunu enfeksiyonun izlediği saptandı. İlk yanıtta tam remisyon (CR) oranı %68,7 saptanırken hastaların %27,9'unun izlemde relaps olduğu görüldü. Hastaların %54,4'ünde karyotipik anomali yoktu (46;XY). Sitogenetik ve moleküler verileri yeterli olan 69 hastanın %26,08'inin iyi, %40,57'sinin orta, %33,33'ünün kötü prognostik risk grubunda olduğu görüldü. Tüm AML hastalarının medyan OS'si 12 (±1,436) ay (ortalama 31,111 (±3,987) ay). 3 yıllık sağkalım tüm hastalar için %14,96 olarak saptandı. Risk gruplarına göre değerlendirildiğinde 3 yıllık sağkalım %14,49, iyi risk grubunda %41,7, orta risk grubunda %16,7 ve kötü risk grubunda %41,7 olarak bulundu. Risk grupları ile OS süreleri arasında anlamlı ilişki saptanırken (p=0,000), ilk tedavi sonrası elde edilen yanıt kalitesi, relaps ve refrakter hastalık durumu arasında ise anlamlı ilişki gösterilemedi. Risk grupları ile relapsa kadar geçen süre (RFS) arasında da istatistiksel anlamlılık görülmemekle birlikte, iyi risk grubunda RFS daha uzundu (iyi risk grubunda:22 (±13,05) ay, orta risk grubunda:13,333 (±2,858) ay, kötü risk grubunda: 10,429 (±1,556) ay, p=0,419). Sonuç: AML hastalarında moleküler ve sitogenetik özelliklerin bilinmesi risk sınıflaması, tedavi seçimi ve prognoz açısından yol göstericidir. Özellikle orta risk grubundaki genetik mutasyonlar üzerindeki çalışmalar devam etmektedir. Bu mutasyonların saptanması ve geliştirilecek yeni tedavi yöntemlerinin prognoza önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: AML, sitogenetik ve moleküler özellikler, risk sınıflaması ve prognoz