Endoskopik ultrasonografi (EUS) eşliğinde takip edilen pankreatik psödokistlerin değerlendirilmesi; Tek merkez deneyimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAVUZ ÖZDEN

Danışman: GÖKSEL BENGİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç Pankreas kistlerinin teşhis sıklığı, günümüzde bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi kesitsel görüntüleme yöntemlerinin yaygın kullanımı nedeni ile giderek artmaktadır. Pankreas kistik lezyonları (PKL)'nın tedavisini yönetmek çoğu zaman klinisyen için zordur. Bu nedenle ayırıcı tanı yapılması için öykü, klinik, laboratuvar, radyolojik görüntüleme, EUS, EUS-İİAB ile alınan kist sıvı analizi ve sitopatoloji verilerinin değerlendirilmesi önemlidir. Çalışmamızın amacı; pankreatik psödokist yönetimi için laboratuvar, radyolojik, endosonografik ve patolojik incelemelerin tanı ve tedavi sürecine olan katkısını araştırmaktır. Materyal ve Metod Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Kliniği Endoskopi Ünitesinde Temmuz 2009 – Ocak 2018 tarihleri arasında pankreatik psödokist tanısı alan 102 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik verileri, klinik özellikleri, laboratuvar verileri, radyolojik/EUS görüntü raporları ve patolojik inceleme sonuçları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar Pankreatik psödokist tanılı 102 olgunun 51 (%50)'inde kistik lezyonun yerleşimine göre klinik bulgular (karın ağrısı, sarılık, bulantı-kusma, ishal, ve dispepsi) mevcuttur. Hastaların ciddi bir oranda rastlantısal olarak tanı aldığı ve asemptomatik olduğu unutulmamalıdır. Çalışmaya alınan hastalardan opere olan dokuz olgunun altısında EUS'da Psödokist ön tanısı almasına rağmen cerrahi materyalde; üçü pankreatik adenokarsinom, biri nöroendokrin neoplazi, biri MCN, biri de İPMN tanısı almıştır. Pankreatik psödokist tanılı 102 hastadan, 36'sına drenaj işlemi uygulanmıştır. Bunlardan; 33'üne kistogastrostomi, 3'üne kistoduedonostomi yapılmıştır. Drenaj işlemi uygulanan ve uygulanmayan hastaların kıyaslamalı değerlendirmesi şu şekildedir: Drenaj işlemi uygulanan 36 hastanın, 35 (%97.22) inde psödokistlerin kesitsel çap olarak rezolüsyonu başarılı olarak gerçekleştirilmiş olup, 1(%2.78) hasta da geçirilmiş operasyona sekonder değişen anatomi ve işlem sonrası gelişen enfeksiyon nedeniyle kısmi rezolüsyon sağlandığı saptanmıştır. Subklinik inflamasyonun bir göstergesi olarak kabul edilen Nötrofil / Lenfosit oranı (NEU/LENF) işlem yapılan kadın hastalarda 3,37 ; erkek hastalarda 5,38 olarak saptanmıştır. Çalışmamızda NEU/LENF oranının yüksekliği; kistin semptomatik olduğunu, spontan regrese olmadığını ve drenaj işlemine ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Radyolojik açıdan pankreas kistlerini, psödokist olarak ayırma yüzdesi BT için %58.3, MR için %70.5, EUS için %84.3, EUS+İİAB'de %100 olarak saptanmıştır. Tanısal performans olarak BT %47.5, MR %63.1, EUS %78.4, EUS+İİAB %95 olarak saptanmıştır. Tartışma ve Öneriler Pankreasın kistik lezyonlarında benign/malign ayrımını gösteren güvenilir görüntüleme ve biyolojik belirteçlerin olmaması, klinisyene yol gösterici kılavuzların geliştirilmesine neden olmuştur [35, 42]. Pratikte bu kılavuzlar; klinisyeni kistik lezyonlara sahip hastaların, takibe alınmasını veya cerrahi müdahaleye yönlendirilmesini amaçlar. Ancak, güvenilir görüntüleme yönteminin eksikliği ve yüksek ya da düşük riskli hastaları belirleyecek kist analizinin yapılamaması nedeniyle kılavuzlar yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, pankreatik kistik lezyonların takibinde EUS'un rolünün daha iyi tanımlanması gerektiğine inanmaktayız. Anahtar kelimeler: pankreas, psödokist, kist, kistogastrostomi, kistoduodenostomi, endoskopik ultrasonografi, nötrofil/lenfosit oranı