Nif Dağı'nın milli park ve biyosfer rezervi açısından değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YILMAZ AŞKIN
Danışman: ADNAN SEMENDEROĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:IX ÖZET Doğa üzerindeki insan baskısı her geçen gün daha artarken, yitirilenlerin bir çoğunun geri gelmeyecek nitelikte olduğunun fakına varılmaya başlanmıştır. Bu yüzden kendine sorduğu "doğayı nasıl korurum?" sorusuna yanıtlar arayan insanoğlu, koruma anlayışları geliştirmiştir. Ancak doğayı korurken kullanması gerektiği gerçeğini göz ardı edince koruma-kullanmanın birlikte yürütüldüğü yeni koruma anlayışları geliştirme yoluna gitmiştir. Milli Parklar insanoğlunun bu arayışına klasik katı korumacı yaklaşımlarıyla geçici çözümler olurken, koruma-kullanmayı bir arada barındıran Biyosfer Rezervleri daha esnek yapılarıyla daha iyi cevap verir niteliktedirler. Bu çalışma tamamı izmir ili sınırlan içerisinde kalan ve İzmir il merkezinin 20 km doğusunda yer alan Nif Dağı'nı kapsamaktadır. Çalışma sahası Akdeniz. İklimi'nin etkisi altında olup yağışların büyük bölümü kış mevsiminde toplanmıştır ve yaz mevsimi kurak geçmektedir. Çalışma alanında yıllık ortalama sıcaklık 16,2 °C'dir. Ocak ve Şubat aylarında sıcaklıklar 8 °C'nin altına düşerken, yaz aylarında 20 °C'nin üzerine çıkar ve Temmuz'da 26,6 °C'ye ulaşır. Kemalpaşa istasyonu için yıllık ortalama yağış miktarı 1049,9 mm'dir. Çalışma alanındaki en eski araziler doğu sınırını oluşturan Mahmut Dağı'ndaki Paleozoyik yaşlı arazilerdir. Jura yaşlı dolomitik kireç taşlan ve Üst Kretase yaşlı kalkerler, Üst Kretase - Alt Paleosen yaşlı fliş ile birlikte Nif Dağı kütlesini oluşturmaktadır. Nif Dağı, doğusundaki Mahmut Dağı'ndan Neojen yaşlı Karabel formasyonuyla aynlır. Çalışma sahasının kuzeybatı, kuzey, kuzeydoğu ve güneybatısını Kuvaterner yaşlı araziler oluşturur. Nif Dağı, kabaca SW-NE yönlü bir kütle görünümündedir. En yüksek zirvesi Nif Karlığı zirvesi'dir (1506 m). Dağ, neotektonik hareketlerle kabaca W-E ve SW- NE doğrultum düşey atımlı ve bindirmeli faylarla parçalanmıştır. Büyük bölümüX kalker ve flişlerden oluşan inceleme alanında yamaçlar kalkerlerin olduğu kesimlerde oldukça dik, ancak fliş ve Neojen depolar üzerinde oldukça yatıktır. Kırmızı renkli Akdeniz topraklan sahada Mesozoyik kalkerler üzerinde yer alırken, doğuda KarabeFde, batıda Belenbaşı ve Gökdere'nin doğusunda rendzinalar yayılış göstermektedir. Kemalpaşa' nm güneyinde ilişler üzerinde kahverengi orman topraklan yer alırken, Mahmut Dağı'na doğru kireçsiz kahverengi orman topraklan yayılış gösterir. Sahanın batısında kırmızı kahverengi Akdeniz topraklan yer almaktadır. Asıl Akdeniz (Kızılcam, maki-garig) formasyonlan, Akdeniz Dağ (karaçam) ve subalpin vejetasyon kuşaklanna ayrılan inceleme alanında aynca nemcil türler banndıran lokal sayılabilecek ortamlar da bulunmaktadır. En önemli akarsuyu, kuzeydeki Kemalpaşa (Nif) Çayı olan inceleme sahasında ikisi ana ikisi de tali olmak üzere dört farklı akarsu havzası yer almaktadır. Ana havzalar Gediz ve K. Menderes, tali havzalar ise Tahtalı ve îzmir Körfezi havzalandır. Ege Alt (Kızılcam) Bölümü, Ege Dağ (Karaçam) Bölümü, dağ ve çayır bölümü, dolin ve lapyalann geniş yer kapladığı karst litobiyomu, flişler üzerinde litobiyom, rendzinalar üzerinde jeopedobiyom ve relik türler banndıran yannemli ortamlar inceleme sahasında ayırt edilen ekosistemler ve ekolojik birimlerdir. Neolotik çağlardan beri insan faaliyetlerinin yapılageldiği Nif Dağı ve çevresi, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde de hep önemli bir yer olmuştur. 1950'lerden sonra nüfusu hızla artan yöre günümüzde sanayileşme ile birlikte artık çok nüfuslu ve çevre sorunlanmn giderek arttığı bir hal almıştır. Tanm, ormancılık, hayvancılık, sanayi faaliyetleri inceleme alanında önemli yer tutmaktadır. En büyük yerleşim birimi Kemalpaşa olan sahada köy ve beldeler Nif Dağı'mn eteklerine ortalama 250 m yükseltiye kurulmuşlardır.XI Nif Dağı, çok sayıda doğal ve tarihi-kültürel çekiciliğe sahiptir. Bunların teker teker ortaya konarak nasıl korunacaklarının tartışılması ve sürdürülebilirliğin nasıl sağlanacağının ortaya konması Nif Dağı ve çevresinin geleceği için gereklidir. Bu çalışmada, Nif Dağı'nın sahip olduğu doğal ve beşeri özellikler analiz edilmiş ve kaynak değerleri ortaya konmuştur. Daha sonra ülkemizdeki klasik koruma anlayışı olan Milli Park kavramı ele alınmış ve en sonunda Nif Dağı, bulgular ışığında, sürdürülebilirlik çerçevesinde korunup kullanılmasına olanak tanıyan Biyosfer Rezervi statüsüne uygunluk açısından coğrafi bir bakış açısıyla değerlendirilmiş ve bu statü için çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: 1. Doğal ve Beşeri Kaynaklar 2. Doğa Koruma 3. Biyosfer Rezervi 4. Çevre Eğitimi 5. Milli Park