Primer sjögren sendromu tanısıyla izlenen olgularda akciğer tutulumunun sıklığı, paterni ve akciğer tutulumu ile ilişkili risk faktörlerinin saptanması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SALİHA SELİN ÖZUYGUR ERMİŞ

Danışman: CAN SEVİNÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Sjögren Sendromu (SS),lenfositlerin infiltrasyonu sonucu primer olarak ekzokrin bezlerin tutulumuyla karakterize multisistemik otoimmün bir hastalıktır. SS' nin önemli ekstraglandüler manifestasyonlarından biri de akciğer tutulumudur ve akciğerde havayollarını, interstisyumu, vasküler yapıları ve nadir olarak da plevrayı tutabilmektedir. SS' de akciğer tutulumu mortalite ve morbiditeyi arttırmakla beraber, hastalığa özgü bir tarama, tanı veya tedavi algoritması bulunmamaktadır. Ek olarak, güncel literatürde, primer SS (pSS) ilişkili akciğer tutulumunun alt tipleri ve prognozu hakkında ülkemizde yapılmış bir çalışma mevcut değildir. Bu çalışma pSS ile izlenen hastalarda akciğer tutulumunun prevalansını belirlemek, risk faktörlerinin saptamak ve radyolojik tutulumun alt tipinin belirlemek amacını taşımaktadır. Yöntem:Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde 01.01.2010 ve 20.01.2020 tarihleri arasında pSS tanısıyla takip edilen hastalar dahil edilmiştir. pSS' ye ek olarak herhangi bir başka romatolojik hastalığa sahip olan, sarkoidoz tanısı olan, antikolinerjik ilaç kullanan, İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü ve Hepatit C virüsü ile enfekte olmuş, baş/boyun bölgesine radyasyon öyküsü olan, graft-versus-host tanısı olan olgular çalışma dışı bırakılmıştır. Olguların yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi görüntüleri havayolunda, parankimde, vasküler yapılarda ve plevrada saptanan bulgular olmak üzere dört ana gruba ayrılarak, iki radyoloji uzmanı tarafından çift kör olarak değerlendirilmiştir. Bulgular:İstatistiksel analize toplam 182 olgu dahil edilmiştir. Çalışma popülasyonunda toplam 56 olguda interstisyel akciğer hastalığı (İAH) saptanmış olup, çalışmamızda pSS ilişkili İAH (pSS-İAH) prevalansı %30.8 olarak saptanmıştır. En sık görülen interstisyel pnömoni paterni NSİP (%25.8)'tir. Havayolu tutulumun indirekt göstergeleri arasında en 2 sık saptanan radyolojik bulgu mozaik atenüasyon (%25.8) iken, interstisyel tutulumun göstergeleri arasında en sık saptanan bulgu retiküler dansitelerin varlığıdır (%34.6). pSSİAH saptanan grubun yaş ortalaması saptanmayan gruba göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). İAH saptanan grubun immunglobulin G (IgG) düzeyi ve periferik kandaki mutlak nötrofil sayısı, İAH saptanmayan gruba göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (IgG için p=0.008; mutlak nötrofil sayısı için, p=0.045). pSS-İAH saptanan grupta tükürük bezi biyopsisinde fibrozis varlığı, İAH saptanmayan gruba göre daha fazla bulunmuştur (p= 0.023). Her iki grubun ortalama izlem süreleri benzer olup, pSS-İAH grubunda mortalite, İAH saptanmayan gruba göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0.005). Sonuç:İAH prevalansı pSS olguların bulunduğu klinik örneklemde %30.8 olarak saptanmış olup, en sık görülen interstisyel pnömoni alt tipi NSİP' tir. Bu olgularda mortalite İAH saptanmayan olgulara göre daha yüksektir. İleri yaş, artraljinin olmaması, IgG düzeylerinin yüksekliği, nötrofili ve tükürük bezi biyopsisinde fibrozis varlığı İAH gelişimi açısından risk faktörleri olarak saptanmıştır.