1990 sonrası Türk oyun yazarlığında birey
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sahne Sanatları Ana Sanat Dalı (Konservatuvar), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MÜŞERREF ÖZTÜRK
Danışman: ÖZLEM BELKIS
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Doğanın en önemli parçalarından biri olan insan, tüm eylemlerini doğa yasalarına göre belirlemiş, doğanın çizdiği sınırlar içinde özgür olabilmiştir. İnsanın 'insan' olduğunu keşfetmesi ise, toplumların oluşmasıyla gerçekleşir. Birey, toplumu var eden temel birimdir. Dolayısıyla bireyden söz edebilmek için karşısında bir topluluk olması gerekir ya da diğer bir deyişle birey, toplumla birlikte varolur. Bu çalışmada amaç, bireyin günümüz toplumunda ulaştığı noktayı irdelemek; Türkiye'de özellikle doksanlı yıllarda öne çıkan birey söylemlerinin, dönemin Türk oyun yazarlığında nasıl ele alındığını incelemektir. Giriş'te bireyin tanımından başlayarak felsefede ele alınışına değinilmiş, 'modern dünyanın' 'modern bireyi' konu edilmiştir. Sanayi Devrimi'nden sonra bireyin kent kültürü içinde değerlendirilmesi yeni bir sürece girildiğini işaret eder. Modernleşmeyle birlikte yayılan kapitalizmin tüketim anlayışı, kentte yaşayan bireyin yaşam biçimini belirleyen güç olur. Böylece toplum kitleye dönüşürken, birey de nesneleşir. 20. yüzyılın son çeyreğinde dünyanın yeni yönelişi 'küreselleşme', ülkemizi de etkisine alır ve Türkiye, seksenlerden sonra hızlı bîr değişime girer. Türk bireyinin yeni dünya düzeninde edindiği 'imajlar' birinci bölümde ele alınmıştır. Doksan sonrası oyun yazarlığında, sıkça değişen koalisyon hükümetlerinin etkisiyle siyasal, sosyal, ekonomik dinamiklerin Türk bireyine etkisi ikinci bölümde irdelenmiş; oyunlarda bireyin sistemle ilişkisi ve kentleşme içindeki rolü gibi başlıklara yer verilmiştir. Sonuçta, Türk Tiyatrosu'nda karakter yaratılamamasının kaynağında toplumun tam anlamıyla bireyleşememesi olduğu saptanmıştır.