Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASLI ÇAKIR
Danışman: MUSTAFA CENK ECEVİT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç ve HipotezTinnitus herhangi bir dış uyarı olmaksızın ses algılanmasıdır. Tinnitusun patogenezi tam olarak aydınlatılamamış olmakla beraber, sinaptik plastisite ile olan ilişkisi bu açıdan üzerinde durulan bir konudur.Sinaptik plastisite, iki nöron arasındaki sinapsın dış veya iç ortam değişikliklerine bağlı olarak farklılaşmasıdır. Sinaptik plastisitenin bazı elektrofizyolojik ölçümlerle değerlendirilebilmesi mümkündür. Bu amaçla kullanılabilen düzeneklerden bir tanesi yama kenetlemedir ve bu şekilde uzun süreli güçlenme ortaya konabilmektedir.Bu çalışmada, akustik travma modeli ile oluşturulan tinnitusun patogenezinde uzun süreli güçlenme aracılı sinaptik plastisitenin varlığının gösterilmesi amaçlandı.YöntemÇalışmada 15'i kontrol, 15'i akustik travma grubu olmak üzere toplam 30 adet postnatal 16 günlük BABL/c fare kullanıldı. Hayvanlarda akustik travma modeli ile tinnitus oluşturuldu. Deney hayvanlarında tinnitusun varlığı ve işitme düzeyinin saptanması startle refleks süresi ve boşluğu algılama süresi ölçümleriyle gerçekleştirildi.Postnatal 17. Günde farelerin dorsal koklear nükleuslarından izole edilen fuziform hücrelerde tüm hücre yama kenetleme tekniği kullanılarak uzun süreli güçlenmenin varlığı araştırıldı.BulgularÇalışmaya dahil edilen tüm deney hayvanlarının postnatal 16. Günde 90 dB SPL saf ses ile yapılan ölçümlerinde Startle refleks süreleri beş saniyenin altında saptandı. Kontrol grubu ile akustik travma öncesi akustik travma grubunun boşluğu algılama süreleri arasında istatistiksel fark saptanmadı (p=0,604). Akustik travma grubunda akustik travma sonrası 100 dB SPL saf ses ile yapılan ölçümlerde, deney hayvanlarının startle refleks süreleri beş saniyenin altında elde edilirken, akustik travma öncesine göre boşluğu algılama sürelerinde istatistiksel olarak belirgin artış saptandı ve böylece tinnitusun oluştuğu görüldü (akustik travma öncesi 9,58+/-1,65 sn, akustik travma sonrası 36,89+/-5,08 sn, p=0,001). Tinnitus oluşturulan grupta, kontrol grubuna göre uzun süreli güçlenme görülme sıklığı da anlamlı derecede yüksek bulundu (akustik travma grubunda %86,7 ve kontrol grubunda %13,3 p=0.000).SonuçTinnitusta sinpatik plastisitenin varlığı, tinnituslu hastalarda ve hayvan deneylerinde, bazı kortikal ve subkortikal işitme merkezlerinde aktivite artışının saptanmasıyla dikkati çekmiştir. Farklı merkezlerle bağlantılara olanak veren çok katlı anatomik yapısı ve fizyolojik özellikleri ile dorsal koklear nükleusun, tinnitusta sinpatik plastisitenin kilit noktası olabileceği düşünülmektedir. Sinaptik plastisite göstergelerinden biri olan uzun süreli güçlenmenin bazı hücrelerinde gözlenebilmesi, dorsal koklear nükleus ile ilgili bu konudaki şüpheleri arttırmaktadır.Bu çalışmada, tinnitusu olan farelerin dorsal koklear nükleuslarında, uzun süreli güçlenmenin kontrol grubuna göre anlamlı derecede fazla saptanması, tinnitusun patogenezinde sinaptik plastisitenin varlığına dair güçlü bir kanıt oluşturmaktadır.