Medeni Usul Hukukunda ispat kurallarının yer ve zaman bakımından uygulanması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HADDA MEBROUK

Danışman: MUHAMMET ÖZEKES

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kanunun sözü (lafzı); kanunun açık metni, maddelerin açık olan ifadesi, anlamı demektir. Kanunun özü (ruhu); tümünde egemen olan esaslara göre kanunun belirli bir maddesinden çıkan anlamdır. Maddenin söz konusu hükmünden hâkimin, önüne gelen başvuracağı anlamı çıkartılmamalıdır. Burada soruna kanunu önce sözüyle (lafzıyla) uygulayacağı, ancak sözünden bir sonuç alamazsa o zaman kanunun özüne (ruhuna) başvuracağı anlamı çıkartılmamalıdır. Ancak bir de hukukun geniş anlamda uygulanması durumu söz konusudur. Bu anlamda hukukun uygulanması üç ayrı konuyla ilgilidir. Bunlar; hukukun yer, zaman ve anlam bakımından uygulanmasıdır. Hayatta ve devletler hukukunda karşımıza çıkan en önemli meselelerden biri de ispat sorunudur. Kanunların ve de ispat kuralarının uygulanması basit bir mesele gibi gözükür; ancak bir uyuşmazlık çıktığında bu kuralların kaybolmasına neden olabilimektedir. Baktığımızda son zamanlar en yoğun kanunlaştırma hareketinin yapılması, kanunların yer ve zaman bakımından uygulanması konusunu daha da önemli hale getirmiştir. Kanunlar ve ispat kuralları, kural olarak yürürlükte bulundukları zaman diliminde uygulanmaları nedeniyle, kanunların ne zaman yürürlüğe girdiğinin ve ne zaman yürürlükten kalktığının tespiti önemlidir. Ancak bazen bir hukuki ilişki devam ederken ya da hukuki ilişki sona ermiş olmasına rağmen etkisini devam ederken,bu ilişkiye, eski kuralın mı yoksa yeni kuralın mı veya hâkimin hukukunun mu yoksa ilişkiye yapıldığı yerin hukukunun mu uygulanacağı sorunu ortaya çıkar. Bu konuda tüm hukuk alanlarına lişkin ortak prensipler, o alanların özelliklerigereği farklı prensipler ve kurallar da bulunmaktadır. Hukukun uygulanması; genel ve soyut hukuk kurallarının somut ve belirli olaylara uyarlanmasıdır. Kanun bu hükmü ile hâkimin kanun kuralları ile bağlı olduğunu ifade etmiştir. Yani hâkimin, hakkında bir kanun hükmü bulunan olayı kanun hükümlerini göz ardı ederek kendi anlayışına göre çözüm getirmesini yasaklamıştır. Kanunlar; yürürlüğe girdikleri tarihten, yürürlükten kalktıkları tarihe kadar geçen süreçteki olaylara uygulanırlar. Yani her hukuk kuralı konulduktan sonra meydana gelen olaylara uygulanır. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki ilişkiler eski hukukun hükümlerine tabi kalmakta devam eder. Yani Kanunun yürürlüğünden önce cereyan etmiş olaylar eski mevzuata tabidir. İspat yüküne yerine göre lex fori (hâkimin hukuku), lex causae (esasa uygulanacak hukuk) veya locus regit actum (işlemin yapıldığı yer hukuku) uygulanmaktadır. Yukarıda anlatılanların ışığında bize göre de Doğan'ın görüşü doğrudur. Zira hukuk değişkendir ve çağın ihtiyaçlarına göre sürekli bir yeniden yorum gerektirmektedir. Hukuktan beklenen, uyuşmazlıklara gerçekçi, tarafların menfaatler dengesini gözeterek, pratik çözümler bulmasıdır. Bizce bu da ispat yükü kavramını "ispat yükünün amacına göre tüm mevcut teorilerin ışığında değerlendirerek, somut olaya en elverişli olanın uygulanmasıyla mümkün olabilecektir. Bir de konumuz ile ilgili devletler özel hukukunda ispata uygulanacak hukuk ta yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: İspat Kuralları, Zaman ve Yer Bakımından Uygulama, Yürülükten Kaldıran Kanunlar, Lex Fori, Hakim Hukuku.