Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BERRİN BAYBURT
Danışman: DOĞAN DUMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Din, kişilerin inancını ve bu inanç doğrultusunda şekillenen ibadetlerini içine alan ve hayatın her alanını etkileyen önemli bir kurumdur. Ancak din genel olarak kişinin iç dünyasına ilişkin inanç esaslarına dayandığından, bir kişinin inançlı olup olmadığını kesin olarak değerlendirmek mümkün olmamaktadır. Bu nedenle din olgusu, birçok konuda çok kolay bir şekilde bir araç olarak kullanılabilmektedir. "Dernekler ve Vakıflar Bağlamında Türkiye'de Dinsel Örgütlenme (1980-2010)" başlıklı bu tezde, Türkiye'de sivil toplum örgütlenmesinin iki önemli örneği olan dernek ve vakıflardan, dini amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterenlerin 1980-2010 yılları arasındaki gelişimi incelenecektir. 1980 sonrası süreç Türkiye'de yeni siyasi aktörlerin ortaya çıktığı bir dönem olmuştur. Bu nedenle 1980-2010 arasında siyasal alanda yaşanan gelişmeler de sivil toplum örgütlerini de etkilemiştir. 1980 darbesiyle, özgürlüklerin kısıtlanmasının sonucu olarak, dini dernek sayılarında da azalma meydana gelmiş; ancak, 1983-1993 arasında ANAP iktidarı döneminde de dini dernek ve vakıf sayılarında önemli bir artış olmuştur. Bu artış 1996-1997 arasında RP-DYP Koalisyon hükümeti döneminde de devam etmiştir. Artışın yaşanmasında, özelde kentlere yoğun göç ile başlayan aidiyet sorunu, yoksul kesimlerde ekonomik sıkıntıların neden olduğu çözüm arayışı, genelde ise 1990'lardan sonra sivil toplumun önem kazanması ve AB'ye uyum süreci etkili olmuştur. Ancak dini dernek ve vakıfların artışı, irticanın devleti tehdit eden önemli sorun olarak görüldüğü 28 Şubat (1997) süreciyle kesintiye uğrarken, 2004'te 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 2008'de 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile sivil toplum kuruluşları açısından yaşanan olumlu gelişmeden dini dernek ve vakıflarda yararlanmış ve sayılarında yeniden artış olmuştur. Bu süreçte vakıflar ile ilgili gündeme gelen en önemli konu, gayri Müslim vatandaşlara ait cemaat vakıflarının taşınmaz mal edinmeleri olmuştur. Çünkü 1936 Beyannamesi bu cemaat vakıflarının mal edinmelerini olanaksızlaştırırken; 2001, 2003 ve 2008 yıllarında yapılan değişikliklerle onların da taşınmaz mal edinmeleri kolaylaşmıştır. İslami vakıflar ise sadece belli bir kesime yönelik amaçları gerçekleştirmek için okul, yurt ve dershane gibi kurumlarla faaliyetlerini yürütmüşlerdir.