Premenstrüel sendromda risk faktörleri ve tedavi arama davranışının araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURCU ÖNAL

Eş Danışman: TOLGA GÜNVAR, NİLGÜN ÖZÇAKAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Premenstrüel sendromun (PMS) risk faktörlerinin belirlenmesi ve tedavi arama davranışının araştırılması amaçlanmıştır.Yöntem: Kesitsel tipteki araştırmamıza Mart-Nisan 2011'de İzmir Hatay'da bir aile sağlığı merkezine başvuran, 15?49 yaş arasında olup, düzenli adet gören 268 kadın katılmıştır. Katılımcılara demografik bilgilerini, PMS için risk faktörlerini ve premenstrüel semptomlar için tedavi arama tutum ve davranışlarını içeren sorular, University of California at San Diego (UCSD) kriterlerini içeren bir anketle birlikte premenstrüel sendrom ölçeği (PMSÖ) yüzyüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. SPSS 15.0 kullanılarak veriler değerlendirilmiştir. İstatistiksel analiz olarak ki kare, fischer's exact test ve t testi kullanılmıştır. p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir.Bulgular: En sık görülen semptomlar UCSD kriterlerine göre irritabilite (%85,4) ve bitkinlik (%79,9) olarak bulunmuştur. PMSÖ'nin alt ölçek puanlarına göre, en çok izlenen alt grupların iştah değişimleri (%69,4) ve şişkinlik (%63,1) olduğu saptanmıştır. PMS'si olanların çoğu evli (%69,5), çocuk sahibi (%73,2), anne (%72,9) / kız kardeşlerinde (%86,8) premenstrüel semptom veya PMS olan, kronik hastalığı olup düzenli ilaç kullanan (%21,3) ve çoğu siklusunda dismenore yaşayan (%39,5) kadınlardır (p<0,05). Katılımcıların %37,7'si semptomların tedavisinin olabileceği düşüncesindeyken, sadece % 4,1'i tedavi almaktadır. Tedavi arayışına girilmemesinde en büyük neden, semptomların normal olarak algılanmasıdır.Sonuç: PMS'si olan katılımcıların büyük bir kısmı tedavi arayışına girmemektedir. Bu yüzden, birinci basamak hekiminin izlemindeki doğurganlık dönemdeki kadınları premenstrüel semptomlar açısından belirli aralıklarla sorgulaması uygun olacaktır.