Osamu Dazai'nin İnsanlığımı Yitirirken ile Jean Genet'nin Hırsızın Günlüğü eserlerinde insanlıktan çıkma teması


Creative Commons License

Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Karşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞİMAL ERCAN

Danışman: Devrim Çetin Güven

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Osamu Dazai'nin İnsanlığımı Yitirirken romanı 1948, Jean Genet'nin Hırsızın Günlüğü ise 1949'da, İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından yayımlanmıştır. Her iki eserde de "insanlıktan çıkma" veya Dazai'nin tabiriyle "insanlığını yitirme" ortak bir motiftir. Bu motif savaş süreci, bilhassa da savaş sonrası yıllarının ruhuyla, zeitgeist'ıyla yakından bağlantılıdır. Birinci Bölümde "utanç" ve "insanlıktan çıkma" ilişkisine odaklandık. Ruth Benedict'in Japon toplumunun temel antropolojik paradigmasının "utanma" olduğu tezinin önemli bir yer tuttuğu Krizantem ve Kılıç (1946) çalışmasını Dazai'nin nasıl eleştirel olarak alımladığı ve Benedict'in tezlerine nasıl cevaplar verdiği sorularını cevaplamaya çalıştık. Yozo'nun "insanlıktan çıkma" sürecinin gönüllü bir "günah keçisi" veya kendi deyimiyle "şaklaban"a dönüştürmesiyle gerçekleştiğini gördük. İkinci bölümde, Genet'nin Hırsızın Günlüğü'ndeki toplumla hesaplaşmasını, Dazai'ninkiyle karşılaştırmalı olarak tahlil ettik. Hırsızın Günlüğü romanı –Dazai ile başkarakteri Yozo'nun ilişkisine benzer bir şekilde— yazar Genet'nin alt benliği olan "Jean"ın insanlıktan çıkmasının hikâyesi olarak yeniden tanımlanabilir. Bu bölümde "Jean"ın "gönüllü bir hain", "sadist" bir toplum düşmanı olarak "insanlıktan çıkma" motifini, "mazoşist" ve sevimli "şaklaban" maskeli Yozo'nun "insanlıktan çıkma" anlatısıyla mukayeseli olarak inceledik. Richard Coe'nun The Vision of Jean Genet eseri özellikle "insanlıktan çıkma" (dehumanisation) meselesini yorumlamada önemli bir perspektif sağladı. Üçüncü bölümde Kojin Karatani'nin Derinliğin Keşfi kitabında, Freud'dan esinlenerek oluşturduğu "mizah"-"ironi" ikili karşıtlığından yola çıktık. Buna göre, yazar mizah yoluyla okuru dışlamaz, ona sevecen bir ebeveyn gibi yaklaşır. İroni ise daha hırçın bir yazarın yöntemidir. Okuru rahatsız ederek, onu alt üst etmeyi hedefleyen bir yazar söz konusudur. Bu şemaya göre Dazai'nin "mizah", Genet'nin ise "ironi" tavrına uyduklarını gösterdik.