Klinik ve subklinik hipotiroidili hastalarda serum paraoksonaz-1 aktivite düzeyleri ve karotis intima media kalınlığının levotiroksin replasmanı ile değişimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: LEVENT KEBAPÇILAR

Danışman: ABDURRAHMAN ÇÖMLEKÇİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hipotiroidinin ateroskleroz üzerindeki etkileri günümüzde henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Hipotiroidili olgularda LDL kolesterol absorbsiyonun artması, endotel disfonksiyonu, hiperkoagulabilite, diastolik hipertansiyon, artmış C-reaktif protein (CRP) düzeyleri gibi klasik risk faktörlerinin koroner arter hastalık riskini arttırabileceği üzerinde durulmasına rağmen, artmış kardiyovasküler riskin mekanizması henüz tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Hayvan ve insan deneyleri okside LDL'nin ateroskleroz gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu göstermiştir. HDL ilişkili paraoxonase-1 (PON-1) lipid peroksit oluşunu engelleyerek okside LDL oluşumunu engellemektedir. PON-1 aktivite düzeyinin subklinik ve klinik hipotiroidili olgulardaki durumu ve ateroskleroza olan etkisi çok iyi bilinmemektedir. Karotis İntima Media Kalınlığı (KİMK) aterosklerotik süreçte erken değişiklikler açısından önemli bir belirteç olup kardiyovasküler olay gelişimininin göstergesidir. Çalışmamızın amacı klinik ve subklinik hipotiroidide antioksidatif özelliğe sahip olduğu düşünülen PON-1 aktivite düzeylerinin belirlenmesi, KİMK'nın düzeyi ve levotiroksin tedavisinin bu parametreler üzerine olan etkisinin incelenmesidir. Çalışmada yaş ve cinsiyet yönünden benzer 8 klinik (yaş ortalaması 47,63 ± 12,88), 25 subklinik hipotiroidili hasta (yaş ortalaması 48,96 ± 8,42) ve 24 sağlıklı kontrol olgusu (yaş ortalaması 42,79 ± 8,12) değerlendirildi. Hipotiroidili hastaların kan örnekleri levotiroksin tedavisi öncesinde ve levotiroksin replasmanı ile, ortalama dört ay önce başlanan, ötiroidi sağlanmasından ortalama iki ay sonra alındı. Lipid parametreleri ve hastaların antropometrik ölçümleri de kaydedildi. PON-1 aktivite düzeyleri paraoksondan p-nitrofenol oluşumu sırasında enzimin aktivitesi Hitachi DP Moduler System otoanalizörüne uyarlanması ile 37 ºC de 405 nm dalga boyunda ölçüldü. Tedavi öncesi yapılan değerlendirmede klinik hipotiroidi, subklinik hipotiroidi ve kontrol grubunlarında benzer PON-1, hs- CRP ve KİMK'na sahiplerdi. PON-1 aktivite düzeyi ve KİMK ile tiroid hormon eksikliği arasında ilişki bulunmamıştır. Levotiroksin ile ötiroidi elde edildikten sonra PON-1 aktivite ve hs- CRP düzeyinde önemli bir değişiklik saptanmadı (p > 0.05). Klinik hipotiroidi olgularında ötroidism elde edildikten iki ay sonra değerlendirilen KİMK'nda anlamlı bir değişiklik tespit edilmezken (p > 0.05), subklinik hipotiroidi olgularında KİMK'da azalma tespit edildi (p < 0.05). Geleneksel risk faktörleri açısından benzer özelliklere sahip kontrol hastalarıyla karşılaştırıldığında klinik ve subklinik hipotiroidili hastalarımızda aterosklerotik süreç açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ancak levotiroksin tedavisinin daha önce yapılan çalışmalardakine benzer şekilde KİMK üzerine ve aterosklerotik süreç üzerine olumlu etkileri gözlenmiştir. Paraoksonaz ve hs-CRP düzeylerinin tiroid disfonksiyonu olan hastalarda anlamlı bir değişiklik göstermediği saptandı