Mesane kanseri tanısında urovysion testinin öngörüsünün değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZGÜR GÜRBOĞA
Danışman: GÜVEN ASLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: UroVysion testi, mesane kanseriyle bağdaştırılan kromozom anomalilerini (3.7. ve 17. kromozomların anoploidisi ve 9p21 lokusu kaybı) tespit etmek üzere geliştirilmiş çok hedefli bir floresan in situ hibridizasyon (FISH) tekniğidir. Bu çalışmada primer mesane tümörü saptanan hastalarda , Amerikan Gıda ve İlaç dairesi (FDA) tarafından onaylanmış FISH tekniğinin mesane tümörünü öngörmedeki yeri ve sitolojiye üstünlüğü araştırılmıştır Gereç ve Yöntemler: Nisan 2014 ile Eylül 2015 tarihleri arasında üroloji polikliniğine başvuran ve başvuru sonrası yapılan tetkiklerinde mikroskopik hematüri saptanan ya da öyküsünde makroskopik hematüri yakınması olan 18 yaş üstü 84 hasta bilgilendirilmiş onam formu alındıktan sonra prospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya alınan her hastanın demografik verileri, tam idrar tahlili, idrar sitolojisi, FISH , ultrasonografi tetkikleri yapıldı. Yapılan tetkikler sonucu hastalara beyaz ışık sistoskopi yapıldı. Sistoskopi esnasında saptanan tümöral oluşumlar rezeke edildi ve şüpheli alanlardan biyopsi alındı. Sitoloji ve FISH sonuçları patoloji sonuçlarıyla ve kendi arasında değerlendirildi Bulgular :Mikroskopik ya da makroskopik hematüri saptanan 84 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaşı 46 ile 95 arasında değişmekte olup ortalama yaş 68,5 ±9,6 idi. Hastaların 71'i(% 84.5) erkekti. Yapılan sistoskopi sonrası 68 ( %81) hastada tümör saptandı. Bu hastaların 53 'ünde (%77.9) sitoloji ve 35 'inde ( % 51.4) FISH pozitif saptandı. Tümör derecesi ile FISH ve sitoloji sonuçlarının ilişkisine bakıldığında; tümör derecesi arttıkça sitoloji ve FISH pozitifliğinin arttığı gözlemlendi. Bunun da istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturduğu saptandı. Karsinoma in situ (CIS) varlığında FISH ve sitoloji pozitiflik oranının arttığı gözlendi. Bu değerlendirmede FISH testinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanırken; sitoloji testinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı.Yüksek dereceli hasta grubunda CIS varlığına baktığımızda sitoloji pozitiflik oranı azalmaktayken, FISH pozitiflik oranında artış gözlendi. Fakat bu değerler istatistiksel olarak anlamlı değildi. Mesane tümörlü hastaların bütününe baktığımızda FISH'in saptamadığı 19 hastayı sitoloji saptamışken; FISH'in saptayıp sitolojinin saptamadığı sadece 1 hasta vardı. Yine FISH'in saptadığı 35 hastanın 34'ünü sitolojide saptadı. Bunun da sitoloji lehine istatistiksel olarak daha anlamlı fark oluşturduğu görüldü Sonuç: UroVysion testini destekleyen ve sensitivitede sitolojiye üstün gören literatürdeki bir çok çalışmanın aksine çalışmamızda tümör yüksek dereceli olsun yada olmasın CIS eşlik etsin yada etmesin sitolojinin sensitivitesinin uroVysion testine göre çok daha üstün olduğu görülmüştür. Bu yüzden mesane tümörünü öngörmede uroVysion'un katkısının sorgulanabilir olduğu kanaatindeyiz.