Anadolu Selçukluları devrinde yazılan bir kaynak: Niğdeli Kadı Ahmed'in el-Veledü'ş-Şefîk ve'l-Hâfidü'l-Halîk'ı (Cilt I)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ ERTUĞRUL

Danışman: RIZA SAVAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Selçuklular'ın Anadolu'yu fethi ve ardından bu coğrafyaya adım adım nüfuz etmesi sürecini yansıtan çok fazla yerli tarihî kaynağa sahip değiliz. 608/1211 yılında Kadı Burhaneddin Anevî tarafından manzum olarak kaleme alınan Enîsü'l-Kulûb ile 765/1364 yılı civarında kimliği meçhul bir müellif tarafından yazılan muhtasar Tarih-i Âl-i Selçuk der Anatoli isimli eserlerdeki mahdut malumâtı istisna edecek olursak, elimizde Anadolu Selçukluları ile ilgili iki mufassal yerli tarihî kaynak kalır: 680/1282 yılı civarında İbn Bîbî olarak tanınan Nasıruddin Hüseyin b. Muhammed tarafından yazılan el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-Umûri'l-Alâiyye (Selçuk-nâme) ile 723/1323 yılında Kerimüddin Aksarayî tarafından kaleme alınan Müsâmeretü'l-Ahbâr ve Müsâyeretü'l-Ahyâr (Tezkire-i Aksarâyî). İşte sayı bakımından pek fazla bir yekün tutmayan bu tarihî kaynaklar arasında Niğdeli Kadı Ahmed tarafından 733/1333'te kaleme alınan muhtasar bir İslâm tarihi hüviyetindeki el-Veledü'ş-Şefîk ve'l-Hâfidü'l-Halîk isimli eser de, merhûm M.F. Köprülü'nün ifadesiyle ?dinî ve içtimaî tarihe dair verdiği malumât? ile diğerlerinden ayrılır.Bu çalışmada, asıl olarak mezkûr eserin şu ana kadar bilinen tek nüshası durumundaki Süleymaniye Kütp. Fatih Böl. No: 4518'deki metni tashih edilerek ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Ayrıca Farsça metinde verilen bilgilerden hareketle de eser, müellifi ve dönemi üzerine değerlendirilmelerde bulunulmuştur.Bu çerçevede Giriş bölümünde, el-Veledü'ş-Şefîk'in yazıldığı zamanı ve zemini bilmek açısından dönemin tarihi ve Farsça tarih yazım geleneği ele alınmış, ayrıca bugüne kadar eserle ilgili yapılan yorumlar ve çalışmalar üzerinde durulmuştur. Birinci Bölüm'de müellif Kadı Ahmed'in hayatı ve eseri detaylı bir şekilde incelenmiştir. İkinci Bölüm'de ise, eserin bizce önemli yanını oluşturan kısımları tercüme edilerek verilmiştir. Tashih edilmiş olan Farsça metin, ayrıca ikinci cilt olarak sunulmuştur.