Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2002
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MURAT AVCI
Danışman: ALİ İHSAN YİTİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yeni Ahit'in Vahiy bölümünde belirtilen Yedi Kilise'den biri İzmir'deydi. İzmir, bu kilisenin gelişiminde önemli bir rol oynadı. Bahsedilen kilisenin ilk Episkoposu Saint Polikarp'tır ve Saint John'un ilk öğrencilerinden birisidir. Anadolu'da M.S. 70 yılında doğmuştur. 155 yılında Romalılar tarafından öldürülmüştür. Bunun yanısıra İzmir, Hıristiyanların misyonerlik faaliyetleri açısından mühim bir merkez olmuştur. Katolik cemaat 1344 yılından itibaren Episkoposluk düzeyinde temsil edilmeye başlanmıştır. Hıristiyan mezheplerin diğer bir kolu olan Protestanların İzmir'deki tarihi ise 1815'li yıllara, Anglikan Kilisesi Misyoner örgütü Church Missionary Society'nin üyesi William Jowett'in ve onu takip eden diğer misyonerlerin bölgeye gelmesiyle başlar. İlk dönemlerde misyonerlik çalışmalarının yöneldiği kesim, Yahudiler ve Ortodoks Rumlar olmuştur. Ancak Rumlara yönelik çalışmalara Rum Ortodoks Kilisesi'nin tepkisi, Yahudilere yönelik çalışmalar da beklenen sonuçların alınamaması nedeniyle 1850'de son vermiştir. İzmir'de yaşayan Katolik cemaat üyelerinin sayısında zamanla bir azalma göze çarpmaktadır. Bunun muhtemel nedenleri arasında yeni nesil Katoliklerin çoğunluğunun yurt dışına gitmesi ve yaşlı üyelerin ölümü gösterilebilir. Çalışmamızda tespit edebildiğimiz halihazırdaki Katolik cemaat üyelerinin sayısı ortalama 1240-1250 kişi civarındadır. Bunlardan Saint Rosary Kilisesi dışındaki kiliselerin cemaat üyeleri genelde yaşlı kimselerden oluşmaktadır. İzmir ve civarındaki bugün mevcut Protestanların sayısı, 1980 yılından itibaren hızla artış göstererek yaklaşık 410 kişiye ulaşmıştır. 1980'li yıllarda İzmir'de belli başlı birkaç kilise varken, günümüzde bu sayı 13'e yükselmiştir. Bu sayının artışına temel neden olarak sonradan hıristiyan olan Türkler gösterilebilir. Hatta bu kiliselerin bir kısmının önderliğini de hıristiyanlığa geçen Türkler yapmaktadır. Çalışmamızda Protestan kiliselerden sadece 9 tanesi hakkında bilgi verebildik. Maalesef kalan dört tanesi ile iletişim kuramadık. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümde Katolik ve Protestan kiliselerin ibâdet ve uygulamalarına, sosyal faaliyetlerine ayrıntılı olarak yer verilirken, diğer taraftan bu kiliselerin kendi aralarındaki benzer ve farklı yönler ortaya konmaya çalışılmıştır.