Erken Cumhuriyet dönemi'nde Türkiye'de çeviri eleştirisi habitusu: Yücel Dergisi örneği (1935-1956)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mütercim Tercümanlık Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ABDULLAH KÜÇÜK

Eş Danışman: AHU SELİN ERKUL YAĞCI, MÜGE IŞIKLAR KOÇAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Erken Cumhuriyet döneminde basılan süreli yayınların çoğunda önemli yer tutan çeviri eleştirisi, şimdiye kadar akademik araştırmalarda Tercüme dergisi dışında kapsamlı bir şekilde ele alınmamıştır. Bu boşluğu doldurmayı hedefleyen mevcut çalışma, devlet destekli Tercüme dergisi ile aynı dönemde özel sermaye himayesinde basılan Yücel dergisindeki çeviri eleştirisi uygulamalarını hem metinler üzerinden hem de sosyolojik bir bakış açısıyla sorunsallaştırarak dönemin çeviri eleştirisi habitusunu ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, Yücel dergisinde yayımlanmış çeviri eserler üzerine eleştirel metinler, çeviri ve çevirmenden beklentiler üzerine metinler ve çeviri eleştirilerine verilen cevapları içeren üç bütünce hazırlanmıştır. Bunlardan elde edilen bulgular Tercüme dergisini inceleyen ikincil kaynaklardan ve tez kapsamında yapılan ek incelemelerden elde edilen bulgularla karşılaştırılmıştır. Çalışma kapsamında, çeviri eleştirileri için eser seçiminden eleştiri ediminin nasıl yapıldığına uzanan tercih ve uygulamaları ortaya çıkartmak için Pierre Bourdieu'nun "alan", "sermaye" ve "habitus" (1986) kavramlarından, ve metin ve eyleyici odaklı incelemeyi mümkün kılan Nitel İçerik Analizi (Schreier, 2012) ve biyografik yöntem (Garraty, 1957) gibi farklı yöntemlerden yararlanılmıştır. Bu doktora teziyle, erken Cumhuriyet dönemindeki çeviri eleştirisi habitusunun belirli bir ağ içinde yer alan eyleyiciler tarafından oluşturulduğu, çeviri alanındaki uygulamaların bireysel ve kurumsal eyleyicilerin sahip oldukları kültürel ve sosyal sermayelerin etkisiyle şekillendiği ve bu unsurların birbirleriyle iç içe geçmiş iki eleştiri habitusunun oluşmasına sebep olduğu ortaya çıkartılmıştır.