Erişkin obstrüktif uyku apne sendromunda hipoksik yükün klinik şiddet ile ilişkisi, retrospektif kesitsel çalışma


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇİSEM KALYONCU SARIOĞLU

Danışman: BAHRİYE OYA İTİL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Obstrüktif uyku apnesi sendromunda (OSAS) hastalık şiddeti geleneksel olarak apne-hipopne indeksi (AHİ) ile tanımlanmaktadır. Ancak AHİ, yalnızca solunumsal olayların sıklığını yansıtmakta olup hipoksinin süresi ve derinliği gibi fizyopatolojik yükü tam olarak temsil edememektedir. Bu çalışmada, görece yeni bir belirteç olan hipoksik yükün OSAS'ın klinik şiddeti, komorbiditeler ve gündüz aşırı uykululuk ile ilişkisini değerlendirmek ve hipoksik yükün AHİ'ye kıyasla klinik yansımaları daha iyi yansıtıp yansıtmadığını araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Uyku Bozuklukları Merkezi'nde polisomnografi (PSG) ile OSAS tanısı almış erişkin hastaların kayıtları incelendi. Dahil edilme ve dışlama kriterlerini karşılayan toplam 306 hastanın demografik özellikleri, polisomnografik parametreleri, komorbiditeleri ve Epworth Uykululuk Ölçeği (ESS) skorları analiz edildi. AHİ'ye göre OSAS şiddeti hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırıldı. Hipoksik yük, hem ikili (<60 / ≥60) hem de üçlü (hafif, orta, şiddetli) kategoriler halinde değerlendirildi. Kategorik değişkenler için Ki-kare testi, sürekli değişkenler için Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Hipoksik yük ile AHİ arasında güçlü bir korelasyon saptandı (r=0,844; p<0,001). Hipoksik yük, diabetes mellitus (DM) ve hipertansiyon (HT) varlığı ile anlamlı şekilde ilişkili bulunurken (p=0,043), AHİ ile DM ve HT arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p=0,240). Kardiyak komorbiditeler ile hipoksik yük ve AHİ arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki izlenmese de hipoksik yük ile sınırda anlamlılık izlendi. Gündüz aşırı uykululuğun göstergesi olan ESS ile hem hipoksik yük (r=0,135; p=0,018) hem de AHİ (r=0,152; p=0,008) arasında zayıf ancak anlamlı korelasyonlar saptandı. Bununla birlikte, hipoksik yükün klinik ve metabolik yansımalarla daha tutarlı ilişkiler gösterdiği gözlendi. Sonuç: Bu çalışma, OSAS'da yalnızca olay sıklığını temel alan AHİ'nin klinik ve metabolik sonuçları yansıtmakta yetersiz kalabileceğini; buna karşılık hipoksinin süresi ve derinliğini birlikte değerlendiren hipoksik yükün, özellikle metabolik komorbiditeler ve klinik şiddet açısından daha anlamlı bir belirteç olabileceğini göstermektedir. Hipoksik yük, OSAS şiddetinin değerlendirilmesinde ve risk sınıflamasında AHİ'ye tamamlayıcı veya alternatif bir parametre olarak dikkate alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Obstrüktif uyku apnesi, hipoksik yük, apne-hipopne indeksi, Epworth uykululuk ölçeği, kardiyometabolik komorbidite