Çifte vergilemeyi önlemede uluslararası vergi anlaşmaları ve Türkiye uygulaması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Maliye Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1999

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İBRAHİM UZUN

Danışman: ASUMAN ALTAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET İkinci Dünya Savaşından sonra sanayi ve teknolojide hızlı gelişmeler olmuştur. Bu gelişmeler, uluslararası iktisadi ve ticari ilişkileri daha yoğun bir hale getirmiştir. Dünya ticaretinin hızla gelişmesi, emek ve sermayenin bulunduğu ülkelerden başka ülkelere yayılmasına neden olmuş, böylece uluslararası yatırımlar ve çok uluslu şirketler meydana gelmiştir. Tüm bu gelişmeler, uluslararası mali, ekonomik, sosyal ve siyasi birtakım sorunları da beraberinde getirmiştir. Mali sorunlardan biri de, uluslararası çifte vergilendirmeyi önleme sorunudur. Bir sermayenin birden çok ülkede faaliyet göstermesi, devletlerin vergilendirme yetkilerinin çatışmasına neden olmuştur. Bu da uluslararası çifte vergileme sorununu ortaya çıkarmaktadır. Uluslararası çifte vergilemenin önlenmesi, uluslararası yatırımların gelişmesi, emek ve sermayenin serbestçe dolaşımım sağlamak için önemlidir. Uluslararası çifte vergilemeyi önlemek amacıyla uluslararası bazı kuruluşlar çalışmalar yapmıştır. Bu kuruluşlardan biri de Uluslararası Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD)' dır. OECD 1963'de bir anlaşma modeli taslağı yayımlamıştır. Bu modelin vergilemede temel prensibi "ikametgah ilkesi" dir. Bu model daha çok gelişmiş ülkeler arasında yapılacak anlaşmalar için uygundur. Diğer bir uluslararası kuruluş olan Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BM), 1979 'da gelişmekte olan ülkelerin yapacağı anlaşmalara uygun bir model yayımlamıştır. BM modelinin vergilemedeki temel prensibi, "kaynak ilkesi" dir. Türkiye bir OECD üyesi ülke olmasına rağmen, OECD modelini kendi ekonomik çıkarlarına uygun bulmamıştır. Türkiye OECD modelini baz alarak kendine uygun bir model hazırlamıştır. 1980 yılma kadar toplam iki ülkeyle çifte vergilemeyi önleme anlaşması yapan Türkiye, bu tarihten sonra serbest piyasaya dayalı dışa açık bir ekonomi politikası izlemeye başlamıştır. Dolayısıyla Türkiye, uluslararası, ilişkilerini hızlandırarak bugüne kadar toplam 39 ülke ile çifte vergilemeyi önleme anlaşması yapmış ve bir çok ülke ile de müzakerelerini sürdürmektedir.