Sosyal korumanın işgücü piyasasına etkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2003

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RECEP KAPAR

Danışman: ZEKİ ERDUT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Sosyal koruma sistemi, sosyal dayanışma yoluyla gelir güvencesi sağlar. Gelir güvencesi gelirin yalnızca yeterli olması değil, aynı zamanda düzenli olmasıdır. Gelir güvencesi çalışanların, ailelerinin ve tüm toplumun refahı için önemlidir. Aynı zamanda, toplumsal barış, sosyal ve siyasal katılım, demokrasinin gelişmesi için de önemlidir. Bu bağlamda, sosyal koruma insan onuruna, eşitliğe ve toplumsal adalete katkıda bulunur. Sosyal koruma, işgücü piyasanın zorunlu bir bileşenidir. Uygun işin temel niteliklerinden biri, herkesin sosyal koruma hakkına sahip olmasıdır. Sosyal koruma sağladığı sağlık bakımı, gelir güvenliği ve sosyal hizmetler ile verimliliği arttırır. İşgücünün uyumunu ve akıcılığını gerektiren yapısal ve teknolojik değişimleri kolaylaştırır. Sürdürülebilir ekonomik ve sosyal gelişmenin temel bir aracıdır. Sosyal koruma işletmeler için bir maliyettir, ancak, aynı zamanda işgücünün potansiyeline yapılmış bir yatırımdır. Yüksek sosyal güvenlik katkıları veya ücret üzerinden alınan vergiler yoğun bir tartışmanın konusudur. İşverenler tarafından ödenenler de dahil olmak üzere, katkıların yükü, daha düşük ücretler biçiminde işçiler tarafından taşınır. Sosyal güvenlik katkılarının işsizlik üzerinde uzun dönemli etkisi yoktur. Yaygın inancın aksine, işsizlik, istihdam ve ekonomik büyüme gibi ekonomik performans göstergeleri ile sosyal koruma harcamaları arasında düzenli bir ilişki yoktur. Yapısal uyum politikaları, sosyal korumayı her zamankinden daha çok zorunlu hale getirmektedir. İnsanlar artan bir biçimde küresel ekonomik risklerle karşı karşıya kalmakta ve gelir güvencesizliği dünyada artmaktadır. Sosyal koruma sisteminin krizlerin, risklerin ve gelir güvencesizliğinin çoğu olumsuz sosyal etkilerine karşı, güçlü bir destek sağladığı gerçeği üzerinde artan bir uzlaşma vardır.