Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyokimya ve Klinik Biyokimya Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÜNSAL ÜNÜVAR
Danışman: PINAR AKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Stabil olmayan göğüs ağrısından akut miyokard enfarktüsüne (AMI) kadar değişebilen farklı klinik tablolarla karşımıza çıkan akut koroner sendrom (AKS)'un gelişiminde bir takım inflamatuvar süreçlerle birlikte aterosklerotik plak oluşumu rol almaktadır. Farklı tipteki matriks metalloproteinazlar (MMP), doku inhibitörleri ve OksLDL'nin bu inflamatuvar süreçte ve gelişen iskemi-reperfüzyon hasarının farklı aşamalarında yer aldığı ileri sürülmektedir. Ancak günümüzde koroner reperfüzyonun ilk dakikalarında erken ölümcül hasar oluşturduğu ileri sürülen MMP-1 ve OksLDL arasındaki ilişki ve bunların miyokardial hasar oluşumu sürecindeki değişimleri tam olarak açıklığa kavuşmamıştır.Çalışmamızda MMP-1, doku inhibitörü (TIMP-1) ve OksLDL'in AKS'deki tanısal ve prognostik değerlerini belirlemek amacı ile klinik olarak stabil anjina, anstabil anjina ve AMI tanısı almış 39 hastadan ve kardiyojenik problemi olmayan 17 kişiden oluşan kontrol grubundan alınan kan örneklerinde analizler ELISA yöntemi ile gerçekleştirildi. Tüm parametreler diğer kardiyak belirteçler ile kıyaslama yapılarak, koroner anjiyografi bulguları ile birlikte değerlendirildi. İlk periferik kan örnekleri hastaneye başvurduktan sonraki 6.-12. saat arasında, ikinci örnekler ise ilk örnekten sonraki 18.-36. saatler arasında alındı. Anjiyografi öncesi alınan kan örneklerinde eş zamanlı çalışılan MMP?1 ve TIMP?1 düzeylerinin oranı ile damar lezyonlarının ciddiyetini gösteren Gensini Skoru arasında orta derecede bir korelasyon saptandı ( r =0.501, p<0.048 ). MI'lı hastalarda başlangıçta belirlenen MMP?1 düzeyleri ile, 18-36 saat sonra alınan 2. örnekteki TIMP-1 düzeyleri arasında korelasyon saptandı ( r = 0.811, p<0.001 ).Sonuç olarak çalışmamız kardiyak kateterizasyon işleminin ölçülen parametreler üzerine olan etkisinin bertaraf edilerek MMP?1 ve TIMP?1 düzeylerinin birlikte değerlendirilmesinin damar lezyonunun yaygınlığını belirlemede yardımcı olabileceğini göstermiştir. Ancak non-invaziv bir prognostik belirteç olarak kullanılmaları daha geniş çaplı çalışma gruplarında yapılacak klinik ve biyokimyasal çalışmalara ihtiyaç göstermektedir.Anahtar kelimeler: Akut koroner sendrom, MMP-1, TIMP-1, OksLDL, Modifiye Gensini Skoru