Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERRA BEGÜM EMECEN
Danışman: Burçin Pehlivanoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dünyada görülen en sık ilk on kanser arasında yer alan mide ve özofagus kanserlerinin sıklıkla ileri evrede tanı alması, agresif davranışları ve yüksek mortalite oranları, çeşitli tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine sebep olmuştur. Bu tedavi yöntemlerinden biri olan operasyon öncesi (neoadjuvan) kemoterapi, radyoterapi ve kemoradyoterapi uygulamaları tümör regresyonunu sağlaması, cerrahi rezeksiyona katkıda bulunması ve sağkalım üzerinde olumlu etkilerinin bulunması nedeni ile özellikle son zamanlarda lokal ileri hastalıkta tercih edilmektedir. Neoadjuvan tedaviye bağlı, mide dokusunda tümör hücreleri ve stroma üzerinde çeşitli morfolojik değişiklikler tanımlanmıştır. Neoadjuvan tedavi alan olgularda hem tümör içerisinde hem de tümör yatağı ve tümör komşuluğundaki mukozada nöroendokrin hücre proliferasyonu varlığı bir süredir bilinmektedir. Tümör yatağı ve tümör komşuluğunda görülen neoplastik olmayan nöroendokrin hücre kümeleri hakkında literatürde az sayıda çalışma mevcuttur. Bu kümelerin varlığı bazı hipotezler ile açıklanmaya çalışılmış olsa da prognostik önemi henüz aydınlatılamamıştır. Bu çalışmada neoadjuvan tedavi alan mide ve gastroözofageal bileşke karsinomlarında tümör yatağı ve tümör komşuluğundaki mukozada nöroendokrin hücre proliferasyonunun sıklığının belirlenmesi ve prognostik öneminin aydınlatılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde neoadjuvan tedavi almış mide ve gastroözofageal bileşke adenokarsinomu tanılı 83 olguda kromogranin A immünhistokimyası ile tümör yatağı ve komşuluğundaki mukozada nöroendokrin hücre proliferasyonu varlığına bakılmış ve bu proliferasyonun diğer klinikopatolojik veriler ile ilişkisi istatiksel olarak araştırıldı. Olguların 23'ünde (%27,7) hafif, 13'ünde (%15,7) orta ve 10'unda (%12,0) yaygın olmak üzere olguların 46'sında (%55,4) tümör yatağında hasarlı, reperatif, tümör ile infiltre mukozada ve tümör komşuluğundaki normal mukozada nöroendokrin hücre proliferasyonu görüldü. Bu proliferasyonun intestinal metaplazi (p=0,683) ve atrofi (p=0,414) ile ilişkisi saptanmadı. ypT evresi hariç değerlendirilen klinikopatolojik parametreler ile nöroendokrin hücre proliferasyonu arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı. Sonuç olarak neoadjuvan tedavi, mide ve gastroözofageal bileşke karsinomlarının bir kısmında mukozada neoplastik olmayan nöroendokrin hücre proliferasyonunu uyarmaktadır ve bu proliferasyonunun prognostik bir önemi yok gibi görünmektedir. Ancak neoadjuvan tedavinin hangi mekanizma ile bu proliferasyona yol açtığı ve tedavi rejimi farklılıklarının bu proliferasyonu etkileyip etkilemediğinin aydınlatılabilmesi için daha geniş serilerde araştırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.