Avrupa sanatında Edgar Degas'nın yeri ve önemi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Güzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYSUN ÜNLÜ BOZTAŞ

Danışman: SİBEL ALMELEK İŞMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Avrupa sanatında Edgar Degas'nın yeri ve önemi sorunsalı kapsamında,19. Yüzyıl sanatına giriş ve Degas'nın yaşamı ve sanatı detaylı bir şekilde ele alınmıştır. 19.yüzyılın getirdiği sanayi devrimi, toplumsal ve sosyal hayatta kendini oldukça belirgin şekilde göstermiştir. Aynı zamanda Akıl çağı olarak da adlandırılan bu dönem, işçi sınıfının isyanı gibi toplumsal olaylara sahne olup sanatı doğrudan etkilemiştir. Ve böylece birçok sanat akımının doğmasına neden olmuştur. Bunlardan başlıcaları, İzlenimcilik, Gerçekçilik, Romantizm, Yeni Klasikçilik'dir. Edgar Degas 19 Temmuz 1834 yılında Pariste doğmuştur. Ailesinin zengin olması ve sanata değer vermesi, onun sanatına etkisi oldukça fazladır. Erken yaşlarda aldığı resim eğitimi ile yeteneği ortaya çıkmış, Güzel Sanatlarda, eğitimine devam ederken tanıştığı Ingres'in hayranı olmuştur. Tıpkı Ingres gibi klasik sanat üzerinde durmuştur. Bu sıralarda birkaç kez İtalya'ya gitmesi sırasında klasik üslupta eserlere yer vermiştir. Manet ile tanışması onun sanata bakışını etkilemiş, aynı zamanda uzun yıllar sürecek bir dostluğun da temeli atılmıştır. Bu noktada atlar ile başlayan modern temalı konular ortaya çıkmıştır. Paris operasına gitmeye başlaması ile müsizyenler, balerinler ve süregelen atlar temasını ele almıştır. Yeni şeyler denemekten asla bıkmayan Degas, japon temasının etkisi ile farklı yöntem ve teknikler denemeye devam etmiştir. Kendisinin de aralarında bulunduğu İzlenimcilerin, sekiz sergisinden yedisine katılmıştır. Ne tamamen Gerçekçi ne de izlenimcidir. Gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle heykel sanatına yönelmiş, yaşamının sonuna kadar üretmeye devam etmiştir. 27 Eylül 1917 yılında yaşama veda etmiştir. Degas'nın sanatını kendi içinde başlıklara ayırarak ele alınmıştır. İlk dönem, tarihsel ve diğer eserleri, portreleri, atları, çalışan kadınları, yıkanan kadınları, balerinleri, heykelleri başlıkları altında eserler incelenip geniş yer verilmiştir. 19. yüzyıl Avrupa sanatı kapsamında, Degas'nın Avrupa sanatı içinde; yani Gerçekçilik ve İzlenimcilik arasındaki yeri, örneklem olarak ele alınmıştır. Hayattayken eseri Louvre Müzesine alınan, yegâne isimlerden biri olmasının yanısıra, resim ve heykel konusundaki ustalığı, hem yaşarken hem de ölümünden sonra birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur. Bu çalışma, Hem resim hem de heykel yapan sanatçıları araştırmak isteyenler için bir kaynak niteliği taşımaktadır.