Soldan sağa şantlı doğumsal kalp hastalıklı çocuklarda doku doppler ekokardiyografi bulgularının kardiyotrofin?1 ve beyin natriüretik peptit ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BENHUR ŞİRVAN ÇETİN

Danışman: MUSTAFA KIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Doğumsal kalp hastalıkları çocukluk çağı kalp yetmezliğinin önemli nedenlerinden biridir. Kalp yetmezliği olan hastalarda doku Doppler ekokardiyografi (DDE) gibi gelişmiş görüntüleme teknikleri ve yeni biyokimyasal belirteçler ile daha klinik bulgular ortaya çıkmadan kardiyak fonksiyon bozuklukları tespit edilebilmekte, ya da kalp yetersizliğinin derecesi belirlenebilmektedir. Çalışmamızda soldan sağa şantlı doğumsal kalp hastalıklarında doku Doppler ekokardiyografi verileri ile serum kardiyotrofin-1 (CT-1) ve beyin natriüretik peptit (BNP) düzeylerinin karşılıklı etkileşimlerini araştırmak ve adı geçen biyokimyasal belirteçlerin intrakardiyak defekt özellikleri ile değişimlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu yolla soldan sağa şantlı doğumsal kalp hastalıklarında sol ventrikül fonksiyon bozukluklarının erken dönemde saptanmasına yararlı olabilecek parametreler elde edilmeye çalışılmıştır.Yöntem: Çalışmamızda, 1 ay?13 yaşları arasında, 45 hasta ve 23 sağlıklı çocuk incelendi. Hasta grubu içinde 19 olguda atriyal septal defekt (ASD), 17 olguda ventriküler septal defekt (VSD), 6 olguda ASD ve VSD (ASD+VSD) ve 3 olguda patent duktus arteriyozus (PDA) mevcuttu. Tüm çocuklara klasik ekokardiyografi incelemesine (iki boyutlu, M-Mode, iki boyutlu Doppler ve renkli Doppler ekokardiyografileri) ek olarak sol ventrikül (LV) serbest duvarı ve intervetriküler septum (IVS) bazal bölgelerinden DDE çalışması yapıldı. Ayrıca hem klasik hem de DDE`de elde edilen zaman aralıklarından miyokardiyal performans indeksleri (MPİ) hesaplandı. Tüm olgulardan ekokardiyografi çalışmaları ile eş zamanlı olarak kan örnekleri alındı. Plazma BNP düzeyleri kemilüminisans ve CT-1 düzeyleri de -enzyme-linked immunosorbent assay? (ELISA) yöntemleriyle ölçüldü.Bulgular: Klasik ekokardiyografi ölçümleri açısından her iki grup arasında istatistiksel bir farklılık bulunmadı. Sadece hasta grubunda mitral E/A oranının kontrol grubuna göre daha düşük olduğu görüldü (p2) CT-1 ile EF ve FS arasında negatif korelasyon bulundu (p<0,00001, r=0,71). Ancak CT-1 ve BNP ile her iki yöntemle ölçülen MPİ arasında herhangi ilişki görülmedi. ASD`li hastalarda mitral E/IVS DDE E` ile CT-1 arasında negatif korelasyon (p<0,01, r= -0,68), VSD`li hastalarda da IVS DDE E`/A` ile CT-1 arasında pozitif korelasyon saptandı (p<0,05, r=0,52).Sonuç: Çalışmamızda sol ventrikül fonksiyonlarının değerlendirilmesinde klasik Doppler ve doku Doppler ekokardiyografi parametrelerinin birlikte kullanılmasının ventrikül disfonksiyonlarını daha iyi yansıtabileceği görüldü. Ayrıca kalp yetmezliğinin değerlendirilmesinde, erişkinlerde birçok kalp hastalığında kullanılmasına rağmen çocuklarda bu konuda daha önce hiç çalışılmamış olan CT-1`in hasta grubunda yükselmiş olduğu bulundu. Bunun yanı sıra intrakardiyak şantı fazla, yetmezlik riski yüksek olan grupta da ekokardiyografik parametreleri ile CT-1`in ilişkili olduğunun gösterilmesi bu biyokimyasal belirtecin soldan sağa şantlı kalp hastalıklarında erken dönemde kardiyak disfonksiyonun bir göstergesi olarak kullanılabileceğini düşündürdü. Sonuç olarak CT-1, erişkinlerde olduğu gibi çocuklardaki kalp yetmezliğinin değerlendirilmesinde de kullanılmaya aday bir belirteçtir. Ancak, çocukluk çağında CT-1 ile kalp fonksiyonları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için daha fazla sayıda hastanın incelendiği prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.Anahtar kelimeler: Doğumsal kalp hastalıkları, doku Doppler ekokardiyografi, kardiyotrofin-1, beyin natriuretik peptit.