Küreselleşme sürecinde kısa vadeli sermaye akımlarının iç ve dış ekonomik denge açısından değerlendirilmesi (1980 sonrası Türkiye örneği)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ UĞURLU
Danışman: AYŞE DİLEK SEYMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET 1970'Ii yıllardan itibaren gelişmiş ülkelerde kâr hadlerinin düşmesi sorunu, 1990'lı yıllarda gelişmekte olan ülkelere yönelik hızlı sermaye akışının temellerini oluşturmaktadır. 1990'lı yıllara kadar öncelikli amaç olarak ticarette liberalleşmeyi sağlamaya çalışan gelişmekte olan ülkeler, daha fazla refah ve büyüme amacıyla finansal alanda her türlü engeli kaldırmaya başlamıştır. Ancak iç finansal liberalleşmeyi sağlamadan dış finansal liberalleşmeyi (yani sıcak paranın önündeki engellerin kaldırılması) tamamlayan bu ülkeler birbiri ardına krize girmişlerdir. Her yeni kriz sonrası tartışmaya açılan bu politikalar, gelişmiş ülkelerin baskıları sonucu her seferinde hasır altı edilmiş ve yine aynı politikalar sürdürülmüştür. Çalışmada kısa vadeli sermaye akımları ile sıcak para kavramlarına farklı anlamlar yüklenmiştir. Neoklasik iktisatçıların ısrarla kısa vadeli sermaye akımları kavramını kullanmalarına karşı bu akımların olumsuz etkilerine ağırlık veren iktisatçılar sıcak para kavramını yani spekülatif para kavramını kullanmışlardır. Sıcak para kavramı bir yatırım aracı olarak değil, ülkeleri borç batağına sürükleyen ve kaçışı sırasında yarattığı krizler dolayısıyla iflasa sürükleyen bir anlam içermektedir. 1990'lı yıllara kadar sermaye akımlarından izole olmuş olan Türkiye ekonomisi, 1989 yılında uygulamaya konulan 32 sayılı karar ile birlikte bu sürece hızlı bir giriş yapmıştır. Neoklasik iktisatçıların "kesin ve reddedilemez doğru" kavramlarını içselleştirdikleri, finansal liberalleşme olgusu ile karşı karşıya kalan Türkiye ekonomisi bu "doğrunun" sonuçlarını da 1994 yılından itibaren yaşamaya başlamıştır. Sıcak para girişlerinin Türkiye ekonomisi üzerindeki iç ve dış ekonomik dengelere etkileri, çalışmanın ana amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla, öncelikle sıcak para girişlerinin makro ekonomik dengeler üzerindeki etkileri incelenmiş ve daha sonra, 1991 dördüncü çeyreğinden 2004 dördüncü çeyreğine kadar olan dönemde, sıcak para girişlerinin, iç denge olarak "GSMH", dış denge olarak "ithalat" üzerindeki Vetkileri eş bütünleşme analizi ile test edilmiştir. Buna göre sıcak para girişleri ile GSMH ve ithalat olguları arasında aynı yönde bir ilişki bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, sıcak para girişi, GSMH ve ithalatı arttırmakta fakat sıcak para çıkışı ise yine GSMH ve ithalatı azaltmaktadır. Bu sonuç sıcak paranın Türkiye ekonomisi üzerinde yaratabileceği etkilerin hiç de azımsanmayacak düzeyde olduğunu göstermektedir. Çünkü bir ülke ekonomisinin hiçbir istihdam ve gerçek refah artışına sahip olmayan bir dinamiğe bağlı olması, ülke ekonomisi açısından her an krize girebilme riskini de taşımaktadır. VI