Nedilasyon yolağının hepatokarsinogenez sürecindeki rolünün araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: IŞIL KILIÇGÜN

Eş Danışman: GÖKHAN KARAKÜLAH, SAFİYE NEŞE ATABEY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Karaciğer kanseri, özellikle geç tanı ve sınırlı tedavi seçenekleri nedeniyle, küresel sağlıkta acil bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Hepatosellüler karsinom (HCC), karaciğer kanserinin en yaygın formunu oluşturmaktadır. HCC için etkili ve hedeflenebilir biyobelirteçlerin araştırılması, birlikte moleküler mekanizmalarının kapsamlı bir şekilde anlaşılması, tedavi yöntemlerinin ilerletilmesi için umut vaat etmektedir. Bu sürecin temelinde yer alan mekanizmalardan biri post-translasyonel modifikasyonlardır ve nedilasyon bu örneklerden biridir. Bu çalışmada, nedilasyon yoluyla bütünleşik olan NEDD8 ve NEDD8 aktivasyon enzimi E1 alt birimi 1 (NAE1)'in ifade profillerini bağımsız HCC veri kümelerinde titizlikle analiz ettik. Ardından, bu genlerin klinikopatolojik verilerle ve prognoz göstergeleriyle ilişkilerini belirledik. Özellikle, her iki gen de tümör örneklerinde, normal komşu dokulara göre daha yüksek ifade gösterdi. Daha sonra, NEDD8 ve NAE1'in yüksek ve düşük ifadesine dayanarak hastalarda farklı transkript profillerini belirledik. Bu, anahtar nedilasyonla ilişkili moleküllerin değişen ifade seviyelerine sahip hasta verileri üzerinde yolak ve fonksiyonel zenginleştirme analizleriyle takip edildi. Çalışmamızı sonlandırırken, seçilen moleküller için in vitro doğrulama çalışmaları gerçekleştirildi. Toplu olarak, bulgularımız hepatokarsinojenez sırasında, nedilasyon mekanizmasının merkezinde yer alan NEDD8 ve NAE1'in ifadesinin önemli değişiklikler geçirdiğini ve potansiyel olarak HCC'de olumsuz bir prognozla ilişkilendirilebileceğini öne sürmektedir. Ayrıca, sonuçlarımız NEDD8 ve NAE1'in terapötik olarak hedeflenmesinin, etkili tedaviler geliştirmek için umut vaat eden bir yol olabileceğini güçlendirmektedir.