Tiroid hormon artışına bağlı prematür ejakülasyon oluşum mekanizmasında santral dopaminerjik sistemin rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖNDER ÇİNAR

Danışman: GÜVEN ASLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmamızda ötroidik ve hipertroidik sıçanlarda intraserebroventriküler kateter ile dopamin agonisti verilerek ejakülasyonun sağlanması ve tiroid hormonunun ortaya çıkardığıprematür ejakülasyonda santral dopaminerjik sistemin rolünün araştırılması amaçlanmıştır.Çalışmada ağırlıkları 300-350 gram olan Wistar türü 16 adet erkek sıçan kullanıldı. Çalışma başlangıcında denekler her bir grupta sekiz sıçan olacak şekilde iki gruba ayrıldı.Hipertiroidizm oluşturulacak sıçanlara; 14 gün süre ile günde bir kez 250 micg/kg dozda olmak üzere subkutan enjeksiyon yolu ile tiroksin hormonu verildi. Sıçanlar son enjeksiyongününü takiben birinci gün içerisinde operasyona alındı. Operasyonlar intraperitoneal 1.2 gr/kg üretan ile sağlanan anestezi altında uygulandı. Paxinos ve Watson sıçan beyin atlasını rehber alarak stereotaksik olarak sol serebral ventriküle kanül implantasyonu yapıldı.Sonrasında tek taraflı seminal vezikül (SV) kateterizasyonu ve bulbospongioz (BS) kas diseksiyonu yapıldı. Tüm sıçanlarda intraserebroventriküler olarak 20 micg dozda verilen 7-OH-DPAT enjeksiyonu öncesi ve sonrası SV basınç ölçümleri ve BS kas elektromiyografik (EMG) aktivite ölçümleri yapıldı.Hipertiroid sıçanlarda 7-OH-DPAT enjeksiyonu ile ilk ejakülasyon anı arasındaki süre anlamlı olarak daha kısa bulundu (p=0,0065). 7-OH-DPAT enjeksiyonu sonrası SV basıncı artışların maksimum amplitüd değerleri ile kontrol grubu arasında istatistiksel farklılık saptandı (p=0,0053). Hipertiroidik gruptaki sıçanların seminal vezikül kontraksiyonu ile bulbospongiosus kas kontraksiyonu arasındaki interval süreleri kontrol grubuyla karşılaştırıldığında anlamlı olarak daha kısa bulundu (p=0,0187). Ejakülasyon ile ilgilideğerlendirilen diğer parametrelerin ise gruplar arasında farklılık göstermediği saptandı.Sonuç olarak bu parametrelerin oluşum mekanizmasında hipertiroidik ve ötiroidik sıçanlarda intraserebral D3 reseptörlerinin katkısı olduğu; primer olarak noradrenejik,dopaminerjik ve serotoninerjik yolakların etkisi olan ejakülasyon fizyo-farmakolojisinin değerlendirilmesinde reseptörlerin rollerinin ve etki mekanizmalarının açığa çıkması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu düşülmektedir.