Dini çeşitlilik problemi açısından Mevlana düşüncesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA BAYHAN

Danışman: MEHMET TÜRKERİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Günümüz dünyasında, küreselleşmenin de etkisiyle farklı insanların kültür ve inançlarıyla etkileşim içinde olmak daha kolay bir hale gelmiştir. Bu durum ise, insanların birbirleriyle etkileşimi sırasında sahip oldukları dini inançlara ilişkin birbirlerine ne şekilde yaklaşacakları ve birbirlerini ne şekilde değerlendirecekleri noktasında bazı soruları ortaya çıkarmaktadır. Bu konunun bilimsel alanda tartışılması, din felsefesinin önemli problemlerinden biri olan ''Dini Çeşitlilik'' konusunun ortaya çıkmasında da etkili olmuştur. Bu çalışmada; Mevlânâ olarak anılan tasavvuf geleneği sufilerinden olan Mevlânâ Celâleddin Muhammed el Belhi el Rumi'nin bir din felsefesi problemi olan ''Dini Çeşitlilik Problemi'' açısından farklı inançlara yaklaşımı değerlendirilmektedir. Tezimiz iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde ''Dini Çeşitlilik'' konusuna ilişkin kavramsal çerçeve oluşturularak dinin tanımı yapılmış, dinlerin çeşitliliği yönünden dünya üzerinde bulunan farklı dinlere değinilmiştir. Sonrasında din felsefesi alanının önemli konularından biri olan ''Dini Çeşitlilik Problemi'' ve alt başlıkları altında Dini Dışlayıcılık, Dini Kapsayıcılık ve Dini Çoğulculuk konuları incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise; Mevlânâ Celâleddin Rumi'nin kısaca hayatı ve eserleri, yaşadığı dönemin sosyo-kültürel ve politik yapısı incelenerek, ardından onun din ve Tanrı anlayışı değerlendirilmektedir. Sonrasında, Mevlânâ Celâleddin Rumi'nin dinlerin çeşitliliğine yönelik yaklaşımının genel olarak ne yönde olduğuna ilişkin bazı araştırmacıların düşüncelerine değinilerek, ''Dini Çeşitlilik'' konusu itibari ile Mevlânâ Celâleddin Rumi'nin farklı inançlara yönelik yaklaşımının yanı sıra onun hakikat ve kurtuluşa yönelik düşünceleri analiz edilmiştir. Bu değerlendirmeler ile Mevlânâ Celâleddin Rumi'nin dışlayıcılık, kapsayıcılık ve çoğulculuk yaklaşımlarından hangisine daha yakın olduğu eserlerinin incelenmesi sonucunda çözümlenmeye çalışılmaktadır.