Acil servise dismenore şikâyeti ile başvuran hastalarda depresyon görülme sıklığı ve depresyon öngörü faktörleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖRKEM ÇELİKER
Danışman: SEDAT YANTURALI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Acil servise dismenore yakınması ile başvuran hastaların depresyon oranının normal popülasyona göre daha yüksek olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma ile Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Erişkin Acil Servise dismenore yakınması ile başvuran hastalarda Beck Depresyon Ölçeğine göre depresyon prevalansının ve ilişkili faktörlerin saptanması amaçlandı. Gereç ve Yöntem Bu çalışma, 15/09/2020 – 05/01/2021 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Acil Servis birimine, dismenore yakınması ile başvuran hastalar ile ileriye dönük, kesitsel olarak yapılacaktır. Hastalar ile ilgili verilerin toplanması için, veri kayıt ve değerlendirme formu, dismenore şiddetinin değerlendirilmesi için Vizüel Analog Skala, depresyon sıklığının araştırılması için Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) kullanılmıştır. Ölçek, hasta tarafından kendini değerlendirme yöntemi ile yapılmıştır. Dismenore tarifleyen hastalarda demografik özellikler, ağrı karakteristikleri, ek hastalıklar, menstrüel karakteristikler, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları ile depresyon arasındaki ilişki incelenmiştir. Bulgular Çalışmaya 149 kadın hasta dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen 149 hastanın yaş ortalamaları 22,0±3,1 idi. Dismenore yakınması olan hastalarda Beck Depresyon Ölçeğine göre depresyon oranı %58,4 saptandı. Bunlardan %4,7'si (n=7) şiddetli, %15,4'ü (n=23) orta, %38,3'ü (n=57) hafif derecede depresyondaydı. Bireylerin öğrenim durumları ve medeni halleri ile depresyon sıklığı arasında anlamlı istatistiksel fark saptanmadı. İshal semptomu olmayan bireylerin depresyon sıklığı, ishal semptomu olan bireylere göre artmış bulundu. (%49,2'ye karşın %64,2 p:0,046) Karın ve kasık ağrısı, bulantı, baş ağrısı, sık idrara çıkma, eklem ağrısı, sinirlilik, yorgunluk ve meme hassasiyeti ile depresyon sıklığı arasında anlamlı istatistiksel fark saptanmadı. Ailede benzer şikâyet olanlarda, ailede benzer şikâyet olmayanlara göre depresyon sıklığı yüksek bulundu. (%75'e karşın %53,0 p:0,020) Ağrı kesici ihtiyacı duyma, ağrı kesicilerden fayda görme, depresyon tedavisi görme, ek hastalık ve ek jinekolojik hastalık sahibi olma ile depresyon sıklığı arasında anlamlı istatistiksel fark saptanmadı. Uyku problemi olan bireylerde depresyon oranı, olmayanlara oranla anlamlı derecede yüksek bulundu. (%73,5'e karşın %53,9 p:0,041) Son bir ayda psikiyatrik ilaç kullanımı, mevcut psikiyatrik hastalık olması, sigara kullanımı, alkol kullanımı, tuz kullanım sıklığı, kafein kullanım sıklığı, şeker kullanım sıklığı ve egzersiz yapma sıklığı ile depresyon sıklığı arasında anlamlı istatistiksel fark saptanmadı. Depresyonda olan bireylerin Vizüel Analog Skala 'ya göre ağrı skoru ortalaması depresyonda olmayan bireylere göre yüksek bulundu.(7±1,7'ye karşı 5,0±2,1 p:0,023) Adet süresi, adet sancısı süresi, acile geliş sıklığı, menarş yaşı, menstruasyon sıklığı ve gebelik sayısı ile depresyon sıklığı arasında anlamlı istatistiksel fark saptanmadı. Sonuç Dismenore nedeni ile acil servise başvuran bireyler arasında, ailede benzer şikâyet öyküsü olan, uyku bozukluğu tarifleyen ve ağrı şiddeti yüksek olan hastalarda depresyon oranını yüksek saptadık.