Role of AXL in hepatocellular carcinoma


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü, Genomik ve Moleküler Biyoteknoloji Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: TUĞÇE BATUR

Eş Danışman: MEHMET ÖZTÜRK, EZGİ KARACA EREK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bir reseptör tirozin kinaz olan AXL, TAM (TYRO3, AXL, MER) ailesinin bir üyesidir. AXL, Hepatoselüler Karsinoma (HSK) da dahil olmak üzere birçok kanserde yüksek ifade göstermektedir. Yüksek ekspresyonu, genellikle doğrudan kötü prognozla ve hem kemoterapiye hem de hedefe yönelik tedavilere karşı gelişmiş dirençle ilişkilidir. Bugün AXL, HSK da dahil olmak üzere birçok kanserlerde umut verici bir terapötik hedef olarak kabul edilmiştir, çünkü cabozantinib, mesela HSK'da ikinci basamak tedavi için yakın zamanda FDA' den onay almış küçük bir moleküldür ve hedef olarak AXL ve başka reseptör tirozin kinazın aktivitesini inhibe eder. Bu kadar önemli olmasına rağmen, diğer kanserlere kıyasla HSK'da AXL ile ilgili az ve sınırlı sayıda fonksiyonel çalışma yapılmıştır. Bu nedenle, bu çalışmamızda AXL'in HSK'daki bilinmeyen rollerine odaklandık. Çalışmalarımıza, büyük bir HSK hücre hattı panellerinde AXL ifade seviyelerini analiz ederek başladık ve AXL'in mezenkimal benzeri HSK hücre hatlarında yüksek oranda eksprese edildiğini ve epitel benzeri hücre hatlarında ise nadiren eksprese edildiğini gösterdik. İndüklenebilir bir TRex sistemi kullanarak epitel benzeri HSK hücre hattı Hep3B'de AXL'i aşırı ifade ederek fonksiyonel çalışmalar gerçekleştirdik. AXL'i çok fazla ifade eden hücrelerde, bir mezenkimal hücre belirteci olan vimentin ifadesinin arttığını, hücrelerin çoğalma ve koloni oluşum hızının azaldığını gösterdik, ancak hücreler 3 boyutlu olarak büyütülürse daha büyük tümör küresi oluşturabildiklerini gösterdik. Ayrıca HSK hücre hattı olan SNU475'de CRISPR-Cas9 yöntemi ile AXL nakavtı oluşturduk. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarımızda; hücre morfolojisinde anormallik, DNA hasar yanıtı artışı, hücre bölünmesinin süresinin uzaması, hücre döngüsünde G2 tutulması ve poliploidizasyon; hayvan deneyinde ise tümörijenitede azalma gibi dramatik ölümcül etkiler gözlemledik. AXL'ı AXL seçici inhibitörü R428 ile farmakolojik olarak inhibe ettiğimizde benzer fakat daha az şiddetli hücre döngüsünde G2 tutulması ve poliploidizasyonun varlığını gösterdik. Böylece AXL'ı nakavt olan hücrelerinin sonuçlarının AXL'nin yokluğuna özgü olduğunu kanıtladık. Bildiğimiz kadarıyla bu sonuçlar, HSK hücrelerinde AXL bağımlılığının ilk gösterimidir. Buna paralel olarak laboratuvarımızda AXL'a karşı monoklonal antikorlar (mAb) geliştirdik. Sırasıyla AXL-6 ve AXL-8 olarak adlandırılan AXL'a karşı üretilen iki mAb'ın biyoaktiviteleri hem in vitro hem de in vivo çalışmalarla test edildi. AXL-6 ve AXL-8'in AXL'a bağlanabildiğini gösterdik. AXL-8'ın AXL-6'ya göre, hücre zarındaki AXL reseptörlerini azaltmada daha iyi performansa sahip olduğunu ve SNU475 hücrelerinde bizim nakavt sonuçlarından elde ettiğimiz benzer G2 tutulması ve poliploidizasyon oluşturduğunu gözlemledik. Ayrıca AXL mAblarının her birinin Sorafenib ile kombine etkisini Hep40 hücrelerinin ksenograftlarını taşıyan bağışıklık yetersizliği olan bir farelerde test ettik. Kontrol antikoru ile karşılaştırıldığında AXL mAblarının, tümör boyutu açısından Sorafenib yanıtı etkilemediğini gözlemledik Sonuç olarak, gözlemlerimiz bazı HSK hücrelerinde AXL ifadesinin komple silinmesinin bunun hücreler için ölümcül olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, AXL'ın antikorlar veya kinaz inhibitörleri tarafından deneysel olarak inhibisyonu, HSK'ya karşı daha az etkili olabilir.