John Locke'da Güç ve İktidar Kavramı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FAHRİYE YARAŞ

Danışman: Doğan Göçmen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Siyaset felsefesi üzerine filozofların görüşleri incelendiğinde güç ve iktidar kavramının merkezi bir öneme sahip olduğu görülecektir. İktidar, siyasal sistemin oluşumu ve bu sistemin içerisindeki ilişkilerle etkileşim içerisindedir. O halde, bir filozofun iktidar kavramını araştırmak için onun siyasal sistemini nasıl kurguladığını ve siyasal düzenin içerisinde iktidarın bireylerle olan ilişkisini açıklamak gerekecektir. Sözleşmeci anlayışın içerisinde yer alan John Locke'un iktidar anlayışı, bu çalışmanın araştırma konusudur. Modern toplum sözleşmesi kuramcısı olan Locke'da iktidar kavramı, siyasal durumun öncesini belirten doğa durumu anlayışından başlanarak devletin içerisindeki konuma kadar incelenmektedir. Doğa durumunda insanlar arasındaki ilişkinin düzenleyicisi doğa yasasıdır. O, herkes için geçerli olan özgür, eşit ve adil toplumsal düzene dair kurallar içermektedir. Doğa yasası insanların birbirine zarar vermeden ve doğal haklarını ihlal etmeden nasıl yaşayacaklarının bilgisini sunar. Locke'a göre doğa durumu bu sebeple barış durumudur, savaş durumunun oluşmasına neden olan ise mülkiyet edinme kurallarının paranın icadı ile değişmesidir. İnsanlar doğal haklarının güvenliğini sağlamak üzere sivil topluma geçerler. Locke bu geçişin toplum sözleşmesi ile onay ve rızaya dayalı olarak gerçekleştiğini düşünür. İktidar meşruiyetini bu sözleşmeden alır. Bu yüzden Locke, iktidarın kaynağını kutsal kitaptan hareketle açıklayan görüşleri özellikle de Robert Filmer'i eleştirir. Locke, toplum sözleşmesi ile iktidarın sınırlarının ve görevlerinin belirlendiğini düşünür. Bireyler sözleşme ile doğa durumunda sahip oldukları güç ve yetkileri sivil topluma geçerken iktidara devrederler. Bu çalışmada Locke tarafından öngörülen sözleşme sonucunda bireylerin hak ve iktidarlarından vazgeçmedikleri, aksine özgürlüklerini kazandıkları gösterilmektedir. Bireylerin devlette sahip olduğu haklardan, mülkiyet hakkı ve direnme hakkı incelenerek iktidarın bu haklar ile ilişkisi ortaya koyulmaktadır.