Türkiye'de finansal liberalizasyonun bankacılık sisteminin fon kaynakları ve kullanımı üzerine etkilerinin analizi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİLAY KAVAS

Danışman: YAŞAR UYSAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

1970'li yılların başlarından itibaren Bretton Woods sisteminin çökmesi ile, adeta sistemsiz bir süreç yaşamaya başlayan uluslararası piyasalar, önemli değişimlere sahne olmuşlardır. Bir çok gelişmekte olan ülkede ve Türkiye'de 1980'li yıllardan itibaren liberalizasyon hareketleri görülmeye başlamıştır. Liberal düşünce akımı, endüstri devriminin başladığı 18. yüzyılın ikinci yarısında Adam Smith tarafından oluşturulmuştur. Liberalizasyon, ürün ve faktör fiyatlarının piyasa koşulları tarafından belirlendiği, devletin ekonomiye müdahalesinin, yabancı ülkelerle olan ilişkilerde her türlü tarife ve engelin en aza indirildiği, ilişkilerin serbestçe kurulabildiği süreci ifade etmektedir. Liberalizasyon hareketlerinin en önemli amacı, piyasalar üzerindeki kamusal kontrollerin azaltılması ve kaynak dağılımının piyasa mekanizması ile daha etkin hale gelmesinin sağlanmasıdır. Liberalizasyonun finansal liberalizasyon ve ticaretin liberalizasyon u olmak üzere iki önemli boyutu bulunmaktadır. Finansal liberalizasyon da iç finansal liberalizasyon ve dış finansal liberalizasyon olarak iki ayrı boyutta ele alınmaktadır. İç finansal liberalizasyon, piyasada kontrollerin kaldırılması, finansal kurumlar arasında rekabetin artması olarak tanımlanabilir. Dış finansal liberalizasyon ise, döviz cinsinden borç-alacak ilişkisinde fiyat ve miktar kısıtlamalarının kaldırılması veya azaltılması olarak tanımlanabilir Sermaye hareketlerinin serbestleşmesi sonucunda tasarruflar faiz avantajı nedeniyle sermaye dar boğazı çeken ülkelere akarak, spekülatif hareketlerin artmasına neden olabileceğinden, yatırımların azalmasına ve sermaye piyasası krizlerine yol açabilecektir. Ticaretin serbestleştirilmesinde ise önemli olan, fiyatların piyasa koşullarında belirlenmesidir. Arz ve talebe göre belirlenen fiyatlar, üretim ve tüketim kararlarını belirleyici etken olacaktır. Dış ticaretin serbestleştirilmesiyle artan rekabet ortamı, yurt içinde hizmet kalitesininartırılmasını zorunlu kılacaktır. Diğer taraftan serbestleşen dış ticaret ile uluslararası piyasalarda dolaşıma açılan sermaye hareketleri dış açığın oluşmasına neden olabilmektedir. Liberalizasyonun bankacılık sektörüne etkileri incelendiğinde, bu dönemde yerli- yabancı banka ve şube sayısında artış olduğu görülmektedir. Ayrıca liberalizasyon ile yeni finansal araçların gündeme gelmiş, mevcut araçlar da yeni fonksiyonlar üstlenmiştir. Liberalizasyon ile artan rekabet, bankacılık fonksiyonlarını değiştirmiş klasik bankacılık yerine kaynak çeşitliliğinin arttığı yeni bir bankacılık anlayışının benimsenmesine neden olmuştur. Bu dönemde banka kaynakları açısından yabancı kaynak kullanımı gittikçe önem kazanmaya başlamıştır. n