Kalıtımsal primer kardiyak aritmilerde genotip fenotip özelliklerin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FEYZA ALTUNBAŞ YALABIK
Danışman: Ayfer Ülgenalp
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kalıtsal primer aritmi sendromları, klinik belirtileri semptomsuz olmaktan ani kardiyak ölüme kadar değişen geniş bir hastalık yelpazesini oluşturur. Kalıtsal primer aritmi sendromlarında, kardiyak hücre membranında yer alan sodyum, potasyum ve kalsiyum kanallarının fonksiyonları, bu proteinleri kodlayan genlerdeki varyantların etkisiyle değişmektedir. En yaygın kalıtsal primer aritmi sendromları arasında uzun QT sendromu (UQTS), kısa QT sendromu (KQTS), Brugada sendromu (BrS) ve katekolaminerjik polimorfik ventriküler taşikardi (KPVT) bulunur. Genel olarak bu hastalıklarda ilk belirtiler çocukluk veya gençlik döneminde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi yaklaşımları mortalite açısından büyük önem taşır. Aritmi sendromlarının tanısında klinik ve aile öyküsü, elektrokardiyografi (EKG) özellikleri ve genetik analizler kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasına kardiyak aritmi ön tanısıyla değerlendirilen ve rutin tanı amaçlı moleküler genetik testleri tamamlanmış 36 hasta dahil edilmiştir. Olguların 20'si UQTS (%56), 11'i KQTS (%31) ve beşi BrS (%14) ön tanısıyla yönlendirilmiştir. Olguların genetik tetkik sonuçları ile klinik özellikleri retrospektif olarak incelenmiştir. Genetik varyantların Amerikan Tıp Genetiği Koleji (ACMG) 2015 kriterlerine göre değerlendirilmesi sonucunda, 13 olguda (%36) patojenik (P) veya muhtemel patojenik (LP) varyant; dört olguda (%11) ise klinik önemi belirsiz (VUS) varyant saptanmıştır. Saptanan değişimler olguların klinik özellikleriyle birlikte tartışılmıştır. Genetik analizlerle çok sayıda aritmi ilişkili hedef genin DNA dizileri incelenmekte ve hastalığın kliniğini açıklayan varyantlar saptanabilmektedir. Böylece patojenik varyant taşıyan bireylerde, diğer aile üyelerinin taranması ve risk altındaki kişilerin tespiti mümkün hale gelmektedir. Çalışmamızın kardiyak aritmi olgularının gerek klinik gerekse genotipik özellikleri incelenerek elde edilen verilerin literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.