Depresif bozukluk tanılı ergenlerde özkıyım ve özkıyım dışı kendine zarar verme davranışlarının uyku ile ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞÇE TURAN
Danışman: SEVAY ALŞEN GÜNEY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Özkıyım girişimi ve özkıyım dışı kendine zarar verme davranışları (KZVD) depresif bozukluk tanılı ergenlerde sıktır, mortalite ve morbidite nedenidir. Depresyonun sonuçlarını iyileştirmede uykunun rolü uzun süredir araştırılmaktadır. Bu çalışmada Majör Depresif Bozukluk (MDB) tanılı ergenlerde KZVD ve özkıyım girişimi olan grupların uyku alışkanlıklarının ve uyku kalitelerinin belirlenmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamız Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Polikliniğine başvuran MDB tanılı 68 ergenle gerçekleştirilmiştir. Son bir yılda sadece KZVD öyküsü olan 25 kişi, sadece özkıyım girişimi olan 18 kişi, hem KZVD hem özkıyım girişimi olan 25 kişi şeklinde üç olgu grubu oluşturulmuştur. Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli ile MDB tanısı ve komorbiditeleri belirlenmiştir. Tüm katılımcılara Çocuklar İçin Depresyon Değerlendirme Ölçeği-Gözden Geçirilmiş Formu (ÇDDÖ-R), Klinik Global İzlenim Ölçeği–Şiddet (KGİ-Ş) formu, Sosyodemografik Veri Formu uygulanmıştır. Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri ile KZVD sorgulanmıştır. Columbia İntihar Riskini Derecelendirme Ölçeği ile özkıyım düşünce ve davranışı değerlendirilmiştir. Ergenlerden Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), ebeveyn/bakımverenlerinden Çocuk Uyku Alışkanlıkları Anketi (ÇUAA) doldurmaları istenmiştir. Çalışmamızda üç grubun sosyodemografik verileri değerlendirildiğinde; sigara kullanımı ve ailedeki psikiyatrik öykü KZVD ve özkıyım birlikte olan grupta daha fazla bulunmuştur (sırasıyla p=0.16, p=0.013). Gruplar ÇDDÖ-R t-skoru açısından benzerdir. KGI-Ş skoru KZVD grubunda anlamlı derecede düşük saptanmıştır (p=0.005). Katılımcıların %89.7'sinde kötü uyku kalitesi, %83.8'inde bozulmuş uyku alışkanlığı tespit edilmiştir. Katılımcıların %33.8'inde insomnia, %13.8'inde hipersomni mevcuttur. Üç grup arasında uyku kalitesi, uyku alışkanlığı, insomnia ya da hipersomni varlığı açısından anlamlı farklılık yoktur. PUKİ ve ÇUAA puanları ile ÇDDÖ-R t-skoru pozitif, orta düzeyde anlamlı koreledir (sırasıyla p=0.009, r=0.32; p <0.01, r=0.43). PUKİ toplam puanı ile son bir aydaki özkıyım düşüncesi şiddeti arasında pozitif, düşük düzeyde anlamlı korelasyon bulunmuştur (p=0.022, r=0.28). ÇUAA toplam puanı KZVD sayısı ile pozitif, orta düzeyde anlamlı korelasyon saptanmıştır (p=0.003, r=0.36). Sonuç olarak; depresyon ve uyku sorunlarıyla başvuran ergenler, yüksek riskli bir grubu oluşturur. Uyku sorunları bu hastalarda depresyon şiddetinin göstergesi olabilir. KZVD ve özkıyım girişimlerinde bulunan olguların benzer özelliklere sahip oldukları düşünülse de uyku özellikleri bakımından farklı profiller çizebilirler. Uyku sorunları ile bu davranışlar arasındaki ilişkiler muhtemelen küçük, bireysel ve oldukça değişkendir.