Mavi safirlere (Korundum minerali) uygulanan renk tedavilerinin gemolojiksel incelemesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Doğal Yapı Taşları ve Süs Taşları (Disiplinlerarası) Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜLENT BAYIRCILAR

Danışman: MURAT HATİPOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ülkemiz mücevher sektörünün yoğun olarak kullandığı safir taşlarının muamele görmüş safirler ile doğal renkli olanları arasında büyük fiyat farkları olduğundan gemolojik olarak bu taşların orijinlerinin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle doğal ve işlem görmüş safirler seçilmiş ve bunların fiziksel ve kimyasal tanımlamaları yapıldıktan sonra immersiyonoskop ve gemoloji mikroskobu kullanılarak ısıl işlem, kobalt cam dolgu, titanyum difüzyonu veya berilyum difüzyonu işlemi görüp görmediği tespit edildi. Saf korundum alüminyum ve oksijen den oluşur alüminyum ve oksijen spektrumu 160 nanometre morötesi bölgesi ile 5000 nanometre kızılötesi bölgesi arasında emilim göstermez ve renksizdir ancak iz elementlerin kristal kafeste alüminyum ile yer değiştirmesiyle renklenme meydana gelir ki bu iz elementler renklenmeyle direkt ilişkilidirler. Krom elementinin yoğunluk oranı açık pembe renginden koyu kırmızı rengin oluşumuyla ilişkilidir. Aynı şekilde Demir soluk sarı, Demir – Titanyum iyon çifti mavi rengin oluşumunun sebebidir. Korundum kristal kafesinde en yaygın olarak bulunan iz elementler; Hidrojen, Magnezyum, Demir, Krom, Silisyum, Titanyum dur. İz elementler ve bunların oluşturduğu iyon çiftlerinin kızılötesi bölgesinde gösterdiği emilim ve pikleri literatürde tarandı ve tespit edildikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Gemoloji Laboratuarında Bruker FT-IR Drifts spektrum cihazı kullanılarak eldeki örneklerin spektrumları çekildi ve elde edilen verilerle karşılaştırıldı. Difüzyon safirler polariskop üzerine hazırlanmış immersiyon düzeneğinde incelendiğinde örneklerin kemer ve faset birleşim noktaları gibi ince bölümlerinde mavi renk yoğunlukları gözlemlenmiştir. Aynı örneklerin kızılötesi spektrumları incelendiğinde berilyum difüzyonu dışındaki safirlerde 3309 dalgasayısı bölgesinde oksijen ve hidrojen çiftine ilişkin emilim çok zayıf olmakta ve berilyum difüzyonunda hiç gözlemlenmemektedir. Bu verilerden sonra immersiyon düzeneğinde yaptığımız incelemeleri tekrar kontrol ettiğimizde berilyum difüzyonu tedavisi görmüş mavi safirlerin faset birleşim noktaları ve kemer çevresinde diğer difüzyon tedavilerinin aksine renk açılması yani aydınlık bölgelerin oluştuğu gözlemlenmiştir.